Girişimciliğin yol planı

Kısa sürede gerçekleştirebileceğimiz bazı değişikliklerin yanı sıra uzun sürecek olan reformları da hemen hayata geçirmeliyiz. Eğer girişimciliğin bir merkezi olmak istiyorsak uzun bir yol planı çıkarmalıyız.

Yüksek teknoloji ve internet tabanlı girişimciliğimizin gelişmesi için hızlı adımlar atmak zorundayız. Sürekli ‘mış’ gibi yaparak diğer ülkelerle aramızdaki boşluğu kapatmamız mümkün değil. Üreten bir ülke olmak için yapısal değişiklikler yapmalıyız. Startup Turkey programı için 3 ana başlıkta çalışmalıyız:

İstanbul’un uluslararası girişimci ekosisteminde ilk 10 merkezden birisi olması

Global girişimlerin Türkiye’de kurulması ve büyümesinin kolaylaştırılması

Girişimcilik altyapısının hukukla korunan, küresel düzenlemelere uyumlu olması

Kısa sürede gerçekleştirebileceğimiz bazı değişikliklerin yanı sıra uzun sürecek olan reformları da hemen hayata geçirmeliyiz. Eğer girişimciliğin merkezi olmak ve teknolojimizi kendimiz üretmek istiyorsak siyasetten bağımsız uzun bir yol planı çıkarmak gerekiyor.

UZUN VADELİ SONUÇLAR
Eğitim sistemi: En önemli ve acil olanı eğitim sistemimizin bugün düzeltilmesidir. İtaate ve ezbere dayalı sistemimiz girişimciliği desteklemiyor. Düşünmeyi değil çoktan seçmeli doğruyu bulmayı öğreten bu sistem hızla düzeltilmeli. Yoksa sanayi devrimini kaçırdığımız gibi bilişim devrimini de kaçıracağız.

Kültürel yapı ve sosyal algı: Türkiye’de dedikodu olarak herkesin girişimci doğduğundan bahsediliyor. Araştırmalar baskın değerlerimizin kadercilik, gelenekçilik ve kolektivizm olduğunu gösteriyor. Bu değerlerin girişimciliği desteklediği düşünülemez. Kültür ve sosyal yapı eğitimle çok bağlantılıdır. Kadercilikle bağlantılı itaat ve biat kültürünü, düşünen sorgulayan bir nesle geçirmek ancak eğitim reformuyla mümkün.

Yetenek havuzu: Orta vadede çözüm bulacağımız konu, sadece Türkiye’deki değil dünyanın tüm ülkelerinden yetişmiş yetenekli girişimcileri çekmek. Amerika’daki milyar dolar değerlemenin üzerindeki girişimlerin yarısı göçmenler tarafından kurulmuş.

KISA VADELİ SONUÇLAR
Vergi oranları, muafiyetler: Girişimler için birçok destek veriliyor gibi gözükse de başlangıç aşamasındaki yüksek teknoloji veya internet girişimcisiyseniz bürokrasi sizi bırakmaz. Çoğunlukla girişimciler kağıt işleriyle uğraşmaktan bıktıkları için bu destekleri almaktan vazgeçer. Rekabet gücümüzü artırmak istiyorsak devlet destek mekanizmasını hızla değiştirmeli.

Regülasyon ve mevzuat: Şu anda hala birçok konuda 30 yıl öncesinin kurallarıyla geleceği kurmaya çalıştığımızı söyleyebiliriz. Regülasyon ve mevzuat, güncel hayata uygulanmalı. Şirket açma kapama kolaylaştırılmalı, hisse satın alma yetkisi verilecek şekilde düzenlemeler yapılmalı. Bireysel katılım yatırımcısı vergi, teşvik ve izin süreçleri genişletilmeli. Şirketlerin satışının veya çıkışının kolaylaştırılması teşvik edilmeli.

Finansman kaynakları: Start up’ların ilk finansman kaynağı olan erken aşama yatırımcı sektörü ülkemizde maalesef kısıtlı. Erken aşama ve kurumsal VC (venture capital) fonlarının oluşturulması desteklenmeli. Yatırımcı sayısı artırılarak mevzuatta değişiklikler yapılmalı. Kitle fonlaması kanunu hızla çıkarılmalı. Ortak yatırımcılık teşvik edilmeli. Risk sermayesi, melek yatırımcılar ve hızlandırıcılar arasında yatırım konusunda iş birliğini destekleyecek düzenlemeler çıkarılmalı. Eş zamanlı kamu ve özel sektör fonları oluşturulmalı. Hisse satın alma hakkı, hisseye çevrilebilir borç kavramının altyapısı sağlanmalı. Kitle fonlaması gibi mikro krediler artırılarak girişim bankacılığı için teşvikler sağlanmalı.

Son olarak: Protokolün, hiyerarşinin, biat, itaat kültürünün olduğu yerde özgür düşünce olmaz, özgür düşünce yoksa inovasyon da olmaz.

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.