“Okyanusa Atlamaya Başladık”


Emre Kurttepeli

Emre Kurttepeli

“Bir Türk girişiminin doğru vizyona sahipse yurt dışında başarılı olmaması için bir sebep göremiyorum. Son dönemlerde yaşanan talihsiz olaylar, yatırım bulmadaki zorluklar, girişimcileri yurt dışına yönlendirdi. Yani okyanusa atlamaya başladık.”

1 Bütün start up’lar, hedeflerinin yurt dışı olduğunu söylüyor. Ancak Türkiye’deki start up’lar gerçekten yurt dışında başarılı olabiliyor mu?

Şahsen, bir Türk girişiminin doğru vizyona sahipse yurt dışı pazarlarda başarılı olmaması için bir sebep göremiyorum. Son dönemlerde yaşanan talihsiz olaylar, yatırım bulmadaki zorluklar, birçok girişimciyi yurt dışına ister istemez yönlendirdi. Yani okyanusa atlamaya başladık. Bir prezantasyonda “yurt dışına açılırım” demekle gerçekten yurt dışında faaliyet göstermek çok ayrı şeyler. Ayrıca bu, deneyimledikçe iyileşebilecek bir süreç. Bugün bazılarının yatırımcısı da olduğum, son yıllarda kurulmuş olan ve şu an değişik ülkelerde faaliyet gösteren 6-7 girişim sayabilirim. Bu girişimlerin, yurt dışında tecrübe kazandıkça cesaretlerinin ve kendilerine güvenlerinin arttığını görüyorum. Bu, eskiden görülmeyen bir durumdu. Tabii ki oran çok düşük, yüzde 1-2’lerde ama yurt dışında da global başarı yakalamış girişim sayısı aynı oranda az. Bir yerden başlanması lazım, bu yüzden global olmayı hayal eden girişimlerin ilk günden yurt dışını hedeflemelerini tavsiye ediyorum.

2 Bankalar artık fintech’leri rakip olarak değil,iş ortağı olarak görüyor ve bu girişimlerle birlikte hareket ediyor.Bankalar kadar start up iş birliğine önem veren sektörler hangileri?Sizce hangi sektörlerde banka-fintech iş birliği boyutunda gelişmeler olmalı?

Özellikle devlet kanun ve mevzuatlarının yoğun olduğu sektörlerdeki gelişmeler diğer sektörlere göre daha yavaş oluyor.Ama eninde sonunda bu devinim gerçekleşiyor.Türkiye için önemli olan inşaat,tarım ve ilaç sektöründe bu yakınlaşmanın aynı finans sektörlerinde olduğu gibi artacağına inanıyorum.Bu sektörler,girişimciler için büyük potansiyel taşıyor.

3 Türkiye’de çok başarılı oyun girişimcileri var ve bu konuda Türkiye’nin yüksek potansiyel taşıdığı söyleniyor. Bu alanda nasıl fırsatlar var?

Türkiye’de yıllık olarak milyar dolarların üzerinde seyreden bir mobil uygulama piyasası mevcut. Türk girişimcisi de bu ciddi yatırımın farkına vardı ve bu anlamda global ölçekte mobil odaklı girişimlere yönelim başladı. Mobil dünyayla birlikte dağıtım çok kolaylaştı. Vietnam’da 16 yaşındaki bir oyun yazılımcısı, çok ufak bir ekiple tüm dünyada milyonlarca oyuncuya erişebiliyor. Bu sebeple özellikle oyun alanında çok başarılı işler görmeye başladık. Türkiye’de de son dönemde Gram Games gibi global başarılarımız mevcut. Yerelde de Mynet Okey gibi oyunlar çok ciddi gelir yakaladı. Ancak bu alanda, stratejik satış yapmış bir şirket yok gibi… Bunun sebebi, Türk oyun girişimlerinin çoğunun tek oyuna bağımlı olması ve satın alan şirketlerin riski düşürmek için birden fazla başarılı oyun geliştirmiş girişimleri tercih etmesi. Ancak ben oyun dışında da kendimizi geliştirmemiz gerektiğini düşünüyorum. Büyük veri ve yapay zeka, ileride dünyayı değiştirecek iki teknolojiden biri. Bunun dikkate alınması gerekiyor.

4 Fikrini kurumsal bir şirkete satmak isteyen girişicilere ne tavsiye ediyorsunuz?Kurumlar satın almak yerine girişimcileri işe alıp hisse veriyor,bu durum girişimciye nasıl etki ediyor?

Fikrini kurumsla şirketlere satmak isteyen girişimcilere önerim,öncelikle sosyal çevreyi ve iş ağını genişletmek için her fırsatı değerlendirmeleri olur.Kurumsalların karşısına çıkmadan önce ise girişimcinin işini,hedef kitlesini ve pazarı çok iyi bilmesi şart.Girişimcinin,iş planını ve idari özeti başvuru öncesinde hazırlaması gerekli.Bu iş planında da servis ve ürün hakkında bilgi,entelektüel derinlik olmalı.Ayrıca yönetim takımı,gelişim stratejileri,rakipler,finansal artışlar,fonlama gereksinimleri ve çıkış stratejileri hakkında da anahtar bilgiler bulundurmalı.Tabii girişimcinin istekli ve azimli olduğunu göstermesi en önemli faktör.Ancak şunu özellikle vurgulamak gerekir ki kurumsal şirketlere başvuran girişimcilerin,projelerinin yatırımcıya uygun olup olmadığını iyice tartmaları lazım.Projeler hedef kitleye denettirilmeli,gelecek geri dönüşlere göre ürünü geliştirip son haline getirmeli.Kurumsal kültür iile start up kültürü birlikteliği ise kolay bir evlilik değil.Bu anlamda start up’tan çok,kurumsal şirkete daha büyük görev düşürüyor.Kurumsal tarafta ise şirketlerin,start up’lara kültürlerini devam ettirebilecek alan açıp onları desteklemesi gerekiyor.

5 Türkiye’de yaşanan gelişmeler ve belirsizlik ortamı yabancı yatırımları nasıl etkiledi? Yabancı yatırım konusunda ekosistemdeki atmosfer nedir?

Bir yatırımcının yatırım yaparken güvenilir bir hukuki zemine, büyüyen ve istikrarlı bir ekonomik yapıya ihtiyacı var. Orta Doğu ve yakın bölgelerdeki politik risklerin artışıyla beraber, son dönemde ekosistemde Batılı yatırımcıların ilgisinin azaldığı çok açık. Ancak Batılı yatırımcıların azalmasına rağmen bölgedeki bu risklere alışık yatırımcılarda bir azalma yaşanmadı.

6 Son dönemin en önemli gelişmelerinden biri TÜRSAB tarafından açılan dava sonucu Booking. com’un Türkiye’deki faaliyetlerini durdurması oldu. Bu gelişmeyi nasıl yorumluyorsunuz?

Bunun yabancı yatırımcıların gözünde olumsuz bir gelişme olduğunu düşünüyorum. Ticari şirketlere, ticari yaptırımlar dışında yapılan kapatma gibi uygulamalar, ürkek olan yabancı sermayeyi daha da çekimser hale getiriyor. Booking.com özelinde ise bu modelin bir Türk girişimiyle telafi edileceğini zannetmiyorum. Çünkü turizmde en büyük sıkıntı rezervasyon altyapısı değil, yurt dışından gelen turistlere erişebilme imkanı. Bu demek oluyor ki bu alanda faaliyet gösteren bir şirketin tüm dünyadaki turistlere erişebilmesi ve buradan trafik yaratabilmesi gerekli. Yani alternatif yapının tüm dünyada pazarlama ve operasyon yürütüyor olması lazım. Ancak bu bana kısa sürede mümkün görünmüyor. Aksi halde rezervasyon sayısında düşüş olacaktır.

7 Yeni kuşağın start up’larda kariyer yapma talebi artıyor mu? Bu tip şirketlerde çalışmak isteyen adayların ne gibi özellikleri olmalı, adaylar kendilerini nasıl geliştirmeli? Aynı şekilde start up’lar da işe alım yaparken nelere dikkat etmeli?

Start up’a ilgi duyanlar için şunu söyleyebilirim ki en zor dönem her zaman ilk kuruluş yılları oluyor. Bu zorluk da çalışma saatlerinden ziyade zor kararlarda tek başına olduğunuzu hissetmenizle ilgili. Düşündüğünüz, hayal ettiğiniz iş modelinden her an vazgeçmek zorunda kalabilirsiniz. Bu açıdan girişimcilerin kendi fikirlerine aşık olmadan, inatçı ve azimli olması gerekli. Azim ve inadı günlük işleyişi paralize etmeden yönetebilmek ve bu stresle mücadele edebilmek de girişimciler için önemli faktörlerden. Ben bir start up’ın hayatında ilk etapta lüks gibi görünse bile İK’nın en önemli departmanlardan biri olduğuna inanıyorum. Doğru insan seçimi ve dolayısıyla kültürün oluşması için en önemli birim İK’dır. Kuruluş aşamasında tüm enerji, ürün ve satış/pazarlamaya harcanıyor ve kurucular İK’ya yeterli zaman ayıramıyor. İK bu açığı kapattığı için bir kişi bile olsa girişimin ilk evrelerinde yer almalı.

8 GBA’de son dönemde nasıl gelişmeler oldu? Yeni yatırımlar gerçekleştirdiniz mi?

Son üç ayda gerçekleşen gelişmelerden biri,girişimcileri pazarlama,finans,satış,networking ile strateji gibi alanlarda ve ihtiyaç duydukları temel konularda bilgilendirmeyi amaçladığımız GBA Ready Set Startup eğitim serisine başlamak oldu.Program dahilinde IE Business School’dan Nazzareno Ciccarello ve Milo Jones’un katılımıyla iki eğitim gerçekleştirdik.Bunun haricinde üç ayda bir GBA’de gerçekleştirdiğimiz GBA Happy Hour’da girişimcilerle yatırımları bir araya getirmeye devam ediyoruz.E-ihale,sözleşme yönetimi ve proje yönetimi çözümleri sunarak büyük şirketlere şeffaf ve güvenilir satın alma süreci sağlayan Jetract’e yatırım yaptık.Bu yıl 23 Mayıs’ta gerçekleştireceğimiz ve girişimlere alanının en önde gelen isimlerinden birebir mentorluk sağlayacağımız GBA Mentor Clinic’in hazırlıkları devam ediyor.Yeni yatırımlara devam ediyoruz,yakın dönemde açıklayacağımız iki yatırım son sürecine girmiş durumda.

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.