Şirket dostu iki genç


Hande Yavuz

Hande Yavuz

Connor Blakley 16, Max Baron ise 15 yaşında. Her iki genç de şirketlerin, gençlerle iletişim kurmasına aracılık ediyor. Blakley şirketlerin gençlerle iletişim kurmasını, Baron ise popüler gençlere ulaşmalarını sağlıyor.

Genç jenerasyonun satın alma kriterleri ve davranışları, diğer jenerasyonlara göre çok farklı. Pek çok büyük marka gençlerle iletişim kurarken ve özellikle marka sadakati yaratırken önemli sorunlar yaşıyor. Teknolojinin gelişmesi, sosyal medyanın yükselişi gibi konular, pazarlama taktiklerinin de kurallarını değiştirdi. İşte size iki örnek…

İLETİŞİM DERT DEĞİL
Henüz 16 yaşında olan Connor Blakley, kurucusu olduğu gençlik danışmanlık ajansı ARCB ile şirketlere gençlerle nasıl iletişim kurulacağına dair çözümler üretiyor. Birçok şirket tarafından karmaşık görünen, gençlerle iletişim sorunu onun sayesinde çözüme kavuşuyor. Şirketi ARCB, özetle markalara genç jenerasyonla nasıl verimli iletişim kurulması yönünde danışmanlık hizmeti veriyor. Şirketlere, yeni teknolojiler, sosyal medya platformları ve gerçek dünya deneyimini baz alarak marka ve pazarlama stratejisi sunmalarını sağlıyor. Connor Blakley sözlerine şöyle devam ediyor: “İnanışa göre, gençlerin markaya sadık olması çok zor bir konu diyen Blakley” “Ancak doğru iletişim kurulursa durum böyle değil. Gençler, ailelerinden farklı kriterleri göz önünde bulundurarak marka seçimi yapıyor. Araştırmalarda genç jenerasyonun yüzde 75’i alışveriş yaparken sosyal medyadan yararlandığını söylüyor.”

Connor Blakley

Connor Blakley

MARKA ELÇİLERİ
Max Baron ise PrepReps şirketinin kurucusu ve CEO’su. 15 yaşında kurduğu şirketin en önemli özelliği, lise ve üniversite kampüslerindeki popüler ve sosyal etkisi yüksek insanları bulup markalarla iletişim kurmalarını sağlamak. Binlerce takipçiye sahip gençler, anlaştığı markaların ürünlerini kullanarak adeta şirketlerin marka elçileri oluyor. Sistem şu şekilde işliyor: Markalar, her ay 10 ila 100 etkileyici insanın kendi markasını giymesini ve bunu sosyal medyada göstermesini sağlıyor. Markalar, her ay sosyal etkisi yüksek bu kişilere kişi başına 15 dolar ödüyor. PreReps’in bugün 40 bin dolar geliri bulunuyor. Datasında ise 2 bin 500 popüler öğrencisi var. Bu öğrencilerin 10 bin-50 bin arasında takipçileri mevcut. Yaklaşık 1 milyon insanı etkileme gücüne sahipler.

PARK YERİ ARTIK SORUN DEĞİL
Doğa Okulları Ataşehir Kampüsü 9’uncu sınıf öğrencisi Deniz Özkan, otoparklarla ilgili önemli bir projeye imza attı. Özkan, projesinin nasıl ortaya çıktığını şöyle paylaşıyor: “Bir gün ailemle alışveriş merkezinde yaşadığımız park yeri bulma sorunundan sonra ‘Keşke bir sistem olsa da park yeri bulmakta kolaylık sağlasa’ diye düşünmüştüm. Daha sonra otopark ödemesi yapmak için zaman kaybettiğimizi de gördüm ve otoparklarla ilgili aklıma gelen güzel fikirleri not etmeye başladım. Sonunda ‘Keşke olsa’ dediğim fikirlerimi topladım ve ortaya otoparklarla ilgili projem çıktı.”

VAKİT TASARRUFU SAĞLIYOR
Otopark çıkışlarında vakit kaybetmeden kolayca telefonunuzdan ödeme yapabilmek, otopark içinde boş olan yere iBeacon tabanlı navigasyonla yönlendirilmek ve daha yoğun olan otoparklarda park yeri rezervasyonuyla hizmet (araba yıkama vs) alabilmeyi kapsıyor. Özkan, “Bu proje zamanın çok önemli olduğu günümüzde vakit tasarrufu sağlıyor” diyor.

Deniz Özkan

Deniz Özkan

HANGİ AŞAMADA?
Proje, henüz hayata geçmedi. Özkan, bu projeyi daha geniş bir kitleye duyurmayı ve hayata geçtiğini görmeyi çok istiyor. İleriki yıllarda projenin dünya çapında ilgi görmesini ve kullanılmasını hayal ediyor. Özkan, “Proje hayata geçerse Türkiye’yi de temsil etmiş olacak. Bu da benim için çok daha büyük bir başarı” diye konuşuyor.

“GLOBALLEŞMEK İSTİYORUM”
Erol Galip Serbest, Rotary 100. Yıl Anadolu Lisesi 11’inci sınıf öğrencisi. Makasla projesine 1,5 yıl önce başladı ve şu anda İTÜ Çekirdek’te 5 kişilik bir ekip tarafından yönetiliyor. Serbest, bu ekip içinde pazarlama ve satış bölümünde görev alıyor.

FİKİR NASIL GELİŞTİ?
Fikir, Serbest’in annesinin kuaför ihtiyacıyla başladı. Serbest, “Kuaföre gidecek zamanı yoktu ve annem ‘Kuaförüm neden eve gelmesin’ dedi. Ben de bu talep üzerine böyle bir platform oluşturmaya karar verdim. Sonrasında bu işi test ettim ve niş kaldığını gördüm” diyor. Makasla, güzellik profesyonelleri ve salonlarını tek bir ortamda buluşturan bir platform. 7/24 randevu alınabilir, kuaförler keşfedebilir ve serbest çalışanları evinize ya da ofisinize çağırabilirsiniz.

Erol Galip Serbest

Erol Galip Serbest

GLOBAL FİNALE GİDECEK
Serbest, 1 yıl içinde 120’den fazla etkinliğe katılarak kendini geliştirdiğini belirtiyor. Bir yandan okul devam ettiği için geceleri sürekli araştırma yaptığını hatta internet üzerinden Amerika’daki bir üniversiteden işletme ve pazarlama dersleri aldığını anlatıyor Serbest şöyle devam ediyor: “Pirate Summit adlı yarışmada 2’nci olduk ve eylül ayında Almanya’ya global finale gideceğiz.”

HANGİ AŞAMADA?
Projede ilk satışlara da başlandı. Platform şu an herkese açık. Serbest, “Türkiye’deki hedefimizi ulaştıktan sonra Silikon Vadisi’nde bir ofis açmak ve globalleşmek istiyoruz. Girişimciliğin yaşının olmadığını da tüm insanlara göstermek niyetindeyim” diyor.

RAF ÖMRÜNÜ UZATAN PROJE
Umut Fırat Uçar ve Deniz Arısoy, İzmir Özel Ege Lisesi 11’inci sınıf öğrencileri. MEF Eğitim Kurumları 25. Uluslararası Araştırma Projeleri Yarışması’nda bu yıl “Gıda Paketlemede Geleceğin Anahtarı: K.E.Y.” isimli projeyle biyoloji kategorisinde birincilik ödülüne layık görüldüler.

PROJE HEDEFİ
Uçar ve Arısoy, girişimcilik projelerini şöyle anlatıyor: “Bozulan, tüketilemez hale gelen et ürünlerinin raf ömrünü uzatmayı amaçladık. Bu amaçla doğaya zarar vermeyen ve et ürünlerinin raf ömrünü uzatan bir film geliştirdik. Bu filmleri üretirken ana polimer olarak kitosan dediğimiz kitin türevli bir materyalini kullanmayı tercih ettik. Filmlerimizde etlerle de uyumlu bir aromaya sahip olmaları için biberiye ve kekik yağlarının kullanımının daha doğru olacağını düşündük.”

PLANLAR
Üzerlerini filmlerle kapladıkları kıyma örneklerinde toplam canlı sayımı testi uygulandı. Kekik yağı içeren kıymaların 5’inci gün örneklerinde toplam canlı sayısı neredeyse sıfıra yaklaştı. Uçar ve Arısoy, “Kitosan eldesinde çevrede atık olarak bulunan kitin kullanımıyla bu ürünü daha ucuz elde etmeyi de planlamaktayız” diyor.

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.