Radore nasıl hızlı büyüdü?

İlk şirketini üniversitedeyken hayata geçiren Zeki Kubilay Akyol, Radore’yi ise 2004’te kurdu. 2013’te İş Yatırım ve DGSA’dan 35 milyon TL yatırım aldı. Akyol, bugün 3 bin 500 olan sunucu sayısını 10 bine çıkaracak, bulut bilişimde iddiasını artıracak.

Sedef Seçkin Büyük  sseckin@capital.com.tr

Sedef Seçkin Büyük

Sedef Seçkin Büyük

Zeki Kubilay Akyol, 35 yaşında girişimci bir mühendis. Henüz lise yıllarında arkadaşlarıyla birlikte bir “internet servis sağlayıcı” (ISP) şirketi kurmayı hayal ediyor. O yıllarda üniversite sınavına çalışmak yerine Visual Basic diliyle yazılım geliştirmeye uğraştığı için ailesinden sık sık uyarı alıyor. Teknoloji ve bilgisayar dünyasına olan merakı nedeniyle Şişli Terakki Lisesi’nden mezun olduktan sonra Işık Üniversitesi’nde bilgisayar mühendisliği eğitimine başlıyor. İlk şirketini ise ilkokuldan liseye kadar aynı sıralarda okuduğu Ali Vargönen ile ortak olarak üniversite 1’inci sınıftayken kuruyor. Akyol, o yıllarda karşılaştığı ilk sorunu şöyle dile getiriyor: “Üniversitenin programında girişimcilik, iş planı hazırlama konularında dersler yoktu. Dolayısıyla üniversite dönemim bilgisayar yazılımı ve donanımı hakkında temel teknik bilgileri edinerek, mühendislik dersleri alarak geçti. Ben bile iş planı hazırlamayı şu son birkaç yılda öğrenebildim.” Akyol’un lise yıllarında başlayan girişimcilik hayalinin nasıl gerçeğe döndüğünü, 2004 yılında kurduğu Radore şirketiyle ulaştığı noktayı, nasıl yabancı yatırımcıların dikkatini çektiğini kendinden dinleyelim:

“İLK ŞİRKETİMİ ÜNİVERSİTEDE KURDUM”
O yıllarda ben web siteleri için yazılım geliştiriyordum, Ali de web tasarımı yapıyordu. 2000 yılında bir şirket için yaptığımız web sitesi projesi İlk şirketini üniversitedeyken hayata geçiren Zeki Kubilay Akyol, Radore’yi ise 2004’te kurdu. 2013’te İş Yatırım ve DGSA’dan 35 milyon TL yatırım aldı. Akyol, bugün 3 bin 500 olan sunucu sayısını 10 bine çıkaracak, bulut bilişimde iddiasını artıracak. bizim için önemli bir iş oldu. Çünkü hazırladığımız bu siteyi nerede, nasıl yayınlayabiliriz diye araştırırken bu işin adının “hosting” olduğunu öğrendik. ABD’deki bir hosting şirketinden hizmet alarak şirketin web sitesini yayınlamaya başladık. Ardından çok sayıda web sitesi yaptık ve 6 ay içinde Bnet’ten ayda 300 dolara bir sunucu kiraladık. Bu arada hosting işinin nasıl yapıldığını da çok iyi öğrendik. 2000 yılında Türkiye’deki web sitelerinin sayısı artmaya başladı. Çok sayıda web sitesi tasarlayan şirket de doğdu. Web sitelerinin çoğu da ABD’deki şirketlerde host ediliyordu. Biz de 2001 yılında mevcut şirketimiz üzerinden web hosting hizmeti vermeye karar verdik. Hosting, parayı aylık olarak tahsil edebileceğimiz bir iş modeli olması nedeniyle bize cazip geldi. 2004 yılına geldiğimizde 20-25 sunucumuz vardı ve binin üzerinde web sitesi barındırıyorduk. Yıllık 300 bin TL’nin üzerinde de ciroya ulaşmıştık. Ancak çok amatör bir ruhla ilerliyorduk. Her ay yazar kasadan fişleri bastırıp postayla müşterilerimize gönderiyorduk.

RADORE NASIL DOĞDU?
Ancak Şubat 2004’te Ali Vargönen ile ortaklığımızı sonlandırma kararı aldık. Babamın otomotiv yedek parça satışı üzerine bir işi vardı ve o dönemde bana, “Gel, bu işle ilgilen” diyordu. Ancak ben hosting işine tek başıma devam etmeye karar verdim ve limited şirket kurabilmek için ikinci ortak olarak da babamı ikna ettim ve Radore’yi kurdum. O yıllarda dial-up sistemlerin yerini Kablonet, ADSL gibi daha hızlı sistemler almaya başlayınca web sitelerinin sayısı da trafiği de artmaya başlamıştı. Kısa sürede Sabancı Telekom’da 10 sunucu barındırmaya başladım. Ardından 2005 yılında yine kendi web hosting işini yapan arkadaşım Selçuk Saraç ile birlikte kendi veri merkezimizi kurarak sunucularımızı oraya taşıma ve böylece masrafları bölüşme kararı aldık. Gayrettepe’de Emekli Subay Evleri Sitesi’nde benim ofis olarak kullandığım daireyi veri merkezine çevirdik. Ofise Türk Telekom’dan bir fiber optik kablo çektirdik ve küçük bir sistem odası kurduk. Ben bu dönemde Windows, Linux gibi işletim sistemlerinin nasıl işlediğini çok iyi bilmeyen müşterilere de web sitelerinin barındırılmasıyla ilgili yönetim destek hizmeti vermeye başladım. İlk yıllarda müşterilere tek başıma hizmet veriyordum. Hafta sonu dağa snowboard yapmaya gittiğimde arayan müşteriler oluyordu. Hızla otelin kafesine dönüp internete bağlanıyor ve sorunu gideriyordum. Sonradan Selçuk ile yollarımızı ayırdık; Selçuk kendi sunucularını alarak başka bir mekana geçti. Ben de aynı ofiste tek başıma yoluma devam ettim. Ardından hızlı bir büyüme dönemine girdik ve 5 yıl içinde sunucu sayımız 20’den 200’e çıktı. Bizim işimizde güvenlik ön planda olduğu için ilk yıllarda yakından tanıdığım, bildiğim insanları işe alıyordum. Bu da bir zorluktu aslında. 2004’ten 2009’a dek ekibimiz 8-10 kişiye çıktı.

HEDEFTE NELER VAR?
1- 2014 ve 2015’te sırasıyla İş Girişim&DGSK ve Selçuk Saraç’tan yatırım aldıktan sonra büyümemizi sürdürdük ve 3 bin sunucuya ulaştık. 2016’da yüzde 35 büyümeyi hedefliyoruz.
2- Hedefimiz birkaç yıl içinde Radore Veri Merkezi’nin fiziksel büyüklüğünün yüzde 90 kapasitesini dolu hale getirebilmek ve 10 bin sunucuya ulaşmak.
3- İşler buluta döndüğü için sadece fiziksel büyüklük ve sunucu sayısı işin büyüklüğünü ifade etmekte yetersiz kalıyor. Buluttaki büyüklüğünüz de çok önemli.
4- Önümüzdeki yıllarda Doğu Avrupa ve Ortadoğu bölgesinin en büyük veri merkezi olmayı hedefliyoruz.
5- TT, Turkcell, Vodafone gibi dev firmalar da veri merkezi işletiyor ancak biz ana işimize odaklanıyoruz ve çok esnek davranabiliyoruz. Örneğin bir oyun firması gece 3’te arayıp “Biz bu sabah 8’de yeni bir oyun açacağız, yeni bir sunucu talep ediyoruz” dediğinde bu talebi karşılayabiliyoruz.

PROBLEMLER NASIL ÇÖZÜLDÜ?
Bizim sunucularımız çok elektrik tüketir. Onların durduğu sistem odasını belli ısıda tutmak için kullandığımız klimalar da gürültü kirliliği yaratıyor. Emekli Subay Evleri’ndeki ofisimizdeyken elektrik kablolarını patlattık, tekrardan kablo çektirdik. Kofraları değiştirmek zorunda kaldık. Klimaların ve jeneratörün gürültüsü nedeniyle de komşularımızı epey rahatsız ettik ama sağ olsunlar bize anlayış gösterdiler, idare ettiler. 2009 yılına geldiğimizde hem büyüdüğümüz için hem bahsettiğimiz bu sorunları yaşamamak için başka bir ofis arayışına girdik ve daha sağlam ve güçlü bir elektrik altyapısına sahip, güvenli, soğutma cihazlarımızın sesinin sorun yaratmayacağı, fiber optik kablo bağlantısı olan bir yer aramaya başladık. O yıl içinde Metrocity’de ilk ofisimizi tuttuk. 2009’da 200 sunucuyla taşındığımız ofisimizde 2013’te sunucu sayımız 2 bine yükseldi ve hem ofis hem veri merkezi kapasitesinin yüzde 90’ını doldurduk. Büyümeyle birlikte ben 2008 yılında ilk kez leasing aldım ve finansman yönetimi zorlaşmaya başladı. O dönemde 4-5 milyon dolar tutarında kredi kullandık. O güne dek ben teknik işlerle uğraşırken 2010 yılı sonrasında finansman yönetimi, gelir-gider ve nakit akışı konuları tüm vaktimi almaya başladı.

RADORE’NİN KİLOMETRE TAŞLARI
1- Zeki Kubilay Akyol henüz üniversite öğrencisiyken 2000 yılında ilk şirketini kurdu.
2- 2004 yılında ise kurumsal web hosting hizmeti vermek üzere 20 metrekarelik bir ofiste 2 bin dolar yatırımla Radore’nin temelini attı.
3- 2009 sonrasında 5 yılda 10 kat büyüdü. 2014’te ise İş Girişim ve DGSK’dan yüzde 57 hisse karşılığı 35 milyon TL yatırım aldı. 2015’te ise Selçuk Saraç da Radore’ye ortak oldu.
4- 2012 yılından 2015’e dek 4 kez üst üste Deloitte Teknoloji Fast50 sonuçlarına göre Türkiye’nin en hızlı büyüyen veri merkezi oldu.
5- Günümüzde 2 bin 500’e yakın kişi ve kuruma veri merkezi hizmetleri sunan 3 bin 500 civarında aktif sunucuya sahip.
6- Hedefi birkaç yıl içinde 10 bin sunucuya çıkmak ve Doğu Avrupa ve Ortadoğu’nun en büyük veri merkezi olmak.

radore-nasil-hizli-buyudu-2FİNANSAL ORTAK ARAYIŞI
Büyüme nedeniyle 2013’te Metrocity’de daha geniş bir ofise geçtim ve yatırımcı arayışım da 9??0 Start Up 2016 bu dönemde başladı. SAS Finans adında deneyimli bir danışmanlık şirketiyle anlaştık. Bu süreçte 4 farklı teklif aldık ve hangi yatırımcının bizim için daha doğru olabileceğine ilişkin danışmanımızın görüşlerinden çok faydalandık. Sonuçta aynı dili daha rahat konuşabilmek adına yerli yatırımcıları tercih ettik. Türkiye’nin iki büyük yatırımcısı olan İş Girişim Sermayesi ve Doğuş SK’dan (DGSK) 2014’ün Aralık ayında Radore’nin yüzde 57 hissesine karşılık 35 milyon TL’lik yatırım aldık. Bu tutarın yarısını İş Girişim, yarısını da DGSK karşıladı. Ardından 2015 yılında yeni bir yatırım almayı daha düşündük ve Selçuk Saraç ortağımız oldu. Selçuk Saraç’ın daha evvelden Sadece Hosting adında bir şirketi vardı ve onu İngiliz bir yatırımcıya satmıştı. Yatırım aldıktan sonra şirketimizi daha profesyonel bir yapıya ve işleyişe kavuşturmak için çalışmalar yaptık. Kadrolarımızı güçlendirdik. Şimdi ise hedeflerimize odaklandık ve onlara ulaşmak üzere çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.