Projem var!


Mehmet Akyıldız - Emre Eren

Mehmet Akyıldız – Emre Eren

PROJE 1
“KÂRLILIĞI ARTIRIYORUZ”
Uzun yıllar yazılım alanında yöneticilik yapan Emre Eren ve Mehmet Akyıldız’ın birlikte geliştirdikleri restoran otomasyon programı SambaPOS, restoranları daha verimli ve kârlı hale getirmeyi hedefliyor. Mehmet Akyıldız, “Geliştirdiğimiz program restoranların kârlılığını artırıyor” diyor.

Hazırlayan: Ayçe Tarcan Aksakal
aaksakal@capital.com.tr

SambaPOS, 37 yaşındaki iki girişimci tarafından kurulan ve restoran otomasyon yazılımları üreten bir şirket. Kuruculardan Emre Eren, Dokuz Eylül Üniversitesi turizm mezunu. Üniversitede okurken yazılıma ilgi duyup bu alana yöneldi. Mezun olduktan sonra da turizm sektörü yerine Ankara’da özel bir yazılım şirketinde 12 yıl çalıştı. Ortağı Mehmet Akyıldız ise makine mühendisi. Eren gibi Akyıldız da aynı yazılım şirketinde uzun süre satış ve pazarlamada yöneticilik yaptı. 4 yıl önce de iki iş arkadaşı profesyonel hayatı bırakıp kendi iş fikirleri SambaPOS’u hayata geçirdi. Akyıldız, “Kendi işimizi kurma fikri aslında hep aklımızda vardı. Doğru zamanda doğru işi yapabilme isteği bizi zamanlama açısından 2010 yılına kadar bekletti” diyor. Akyıldız, ortağıyla profesyonel hayatı bırakıp girişimci olmalarına yol açan projeyi şöyle anlatıyor:

İŞ ARKADAŞLARI
“Daha önce Emre’yle Türkiye’nin önde gelen yazılım şirketlerinden birinde birlikte çalışıyorduk. Emre, yazılım departmanının yöneticisi, ben de satış pazarlama bölümünün yöneticisiydim. İş fikrimiz tamamen konuk ağırlamadaki sıkıntıları çözmek için düşünmeye başlamamızla doğdu. Hedefimiz konaklamada kemikleşmiş problemleri çözmek, otelleri daha verimli ve kârlı işletmeler haline getirmekti. İşe önce otel otomasyonu yapma fikriyle başladık. Hedefimiz önce otellerin içindeki restoranların satış yönetimi ihtiyacını çözmekti. Ancak daha sonra restoran yönetim sistemleri esas işimiz haline geldi. Projemiz geliştirildikten 3 ay sonra restoranlarda kullanılmaya başlandı.

18 DİLE ÇEVRİLDİ
Konuk ağırlama sektöründe rekabet çok yüksek. Bu rekabet ortamında gün geçmiyor ki sektör için yeni bir servis ve ürün çıkmasın. İşte bu servis ve ürünlerin başarılı olabilmesinin anahtarı restoranın kalbinde bulunan POS programıyla kusursuz entegrasyondan geçiyor. Bizim ürünümüzün en temel özelliği müşterilerden sipariş gelirken arka planda çalışarak mutfak ve servis bölümleri arasındaki koordinasyonu sağlamak. Bu sayede en yoğun restoranlarda bile hesapların karışması, siparişlerin gecikmesi, sahtekarlık gibi sorunların yaşanmasını önlüyor. Programımızın en önemli avantajı ise dünyadaki tüm restoranların çalışma şekilleriyle uyumlu olması. SambaPOS 18 dile çevrildi. Artık 50’nin üzerinde ülkede binlerce aktif kullanıcısı bulunan uluslararası bir proje oldu.

Şirket: SambaPOS
Girişimciler: Mehmet Akyıldız, Emre Eren
Kuruluş tarihi: 2010
Sektörü: Yazılım
Faaliyet alanı: Restoran otomasyon projesi
Melek yatırımcı: Yok
Sermaye ihtiyacı: Var

GÖRÜŞMELER SÜRÜYOR
Şirketimizi 3 yıllık hazırlık ve gelişim sürecinden sonra SambaPOS Teknoloji olarak yeni kuruyoruz. Daha önce kendi adımıza şahıs şirketimizle işlerimizi yürüttük. Uluslararası çalışma gerekliliklerinden ve yatırımcı ilişkilerinden şirketimizi anonim şirket statüsüne çevirdik. Bugüne kadar projemize herhangi bir yatırım almadık. Son dönemde ise E-tohum’la birlikte projemizi doğru kanallara aktarmaya ve doğru yatırımcılarla görüşmelere başladık. Yatırımcılarla görüşmelerimiz devam ediyor. Yakın geleceğe dönük planlarımız arasında sunduğumuz hizmetleri kullanıcılarımız için daha ulaşılabilir ve verimli kılacak yeni ürünler geliştirmek bulunuyor.”

Metin - Dilek - Ayhan Çobanlıoğlu

Metin – Dilek – Ayhan Çobanlıoğlu

PROJE 2
“EVDEKİ ŞEFLERİ HEDEFLİYORUZ”
Evde yemek hazırlamak isteyenlere internet üzerinden hazır yemek kitleri satan PratikChef.com’un kurularından Ayhan Çobanlıoğlu, “Evdeki şefleri hedefliyoruz” diyor ve ekliyor: “Hedef kitlemizin başında çalışan kadınlar, yemek yapmayı seven, sağlıklı beslenmek isteyen tüketiciler var.”

PratikChef, 3 kardeşin hayata geçirdiği niş bir proje. Yaptıkları iş, internetten yemek kiti satışı yapmak. İş fikri, büyük ağabey Metin Çobanlıoğlu’na ait. İşi gereği yurtdışına sık seyahatler yapan Metin Çobanlıoğlu, yaptığı bu gezilerin sonunda tüketicilerin evlerinde sağlıklı, farklı ve kolay yemek yapabilecekleri kitlere ihtiyacı olduğunu gördü. Daha sonra da bu düşüncesini uzun yıllar bilişim sektöründe çalışan kardeşiyle paylaştı. Yanlarına KOSGEB’in girişimcilik eğitimlerine katılan ablalarını da alan iki kardeş, 2012’de internetten yemek kiti satışı yapan siteleri PratikChef. com’u hayata geçirdi. En küçük kardeş Ayhan Çobanlıoğlu, “Daha önce yapılmamış bir işi yapmanın keyfini yaşıyoruz. Bu durum işimize daha motive olmamızı sağlıyor” diyor. Çobanlıoğlu, hikayelerini şöyle anlatıyor:

HERKES BİRER ŞEF
“Evde yemek yapan herkesin birer şef olduğunu düşünüyoruz. Ancak bu şefler, evlerinde maalesef profesyonel şeflerle eşit şartlarda yemek yapamıyor. Profesyonel şeflerin yemekte kullanacakları malzemeleri seçip alan, yemekte kullanılacak miktarda ürünü hazırlayan profesyonel ekipleri var. Evdeki şefler ise alışveriş için zaman bulmakta bile zorlanıyor. Çoğu zaman istedikleri malzemeleri bulamıyor. Bu yüzden ya eksik malzemeyle ya farklı tatta ürünlerle yemeklerini yapıyor. Farklı sosları, baharatları denemek istiyorlar, ancak bir çay kaşığı kullanacakları malzeme için bir kavanoz malzeme almak pahalıya geliyor. Biz evdeki şefler için profesyonel şeflerin ekibinin yaptığı işleri yapıyoruz. Müşterilerimizin yapmak için seçtiği yemeğin tüm malzemelerini bir set halinde müşterilerimize sunuyoruz.

ÜRETİM TESİSİ KURDUK
İnsanlar yemek yapmayı seviyor, ancak dağınıklıktan hoşlanmıyor. Bu yüzden hazırlayacağımız kitlerin doğranmış, dilimlenmiş olması gerekiyordu. Bu fikre uygun üretim yapacak yer bulamadığımız için işe kendi üretim tesisimizi kurmakla başladık. Evde yapımı zor olmayan ancak sunumuyla, lezzetiyle etkileyici tarifler oluşturduk. Bu konuda deneyimli bir şeften destek aldık. Bize özel yemeklerin dışında ürünlerimize dünya mutfağından Taco, Cannelloni gibi tarifler ekledik. Tüketicilere kiloluk, yarım kiloluk ürünler satma alışkanlığı olan bir sektörde 300 gram kıymayı, 100 mililitre ayçiçek yağını paketlemenize uygun ürünler bulmak zordu. Doğru ambalaj çözümlerini oluşturmak için çok çalıştık.

ETOHUM YATIRIMCI
2 yıl önce işe 500 bin TL’lik sermayeyle başladık. Bunun 70 bin TL’lik kısmını, KOSGEB desteklerinden sağladık. Daha sonra ilk yatırımımızı Etohum’dan aldık. Çok farklı grupların yemeklik kitlerimize ilgi göstereceğini düşünüyoruz. Öncelikli hedef kitlemiz, çalışan kadınlarla yemek yapmayı seven, sağlıklı beslenmek isteyen kişiler. Yemek programlarında seyircilerin yapılan yemeğin hazır setini alabileceği servisleri sunmayı hayal ediyoruz. Geleneksel üretici ve perakende kanallarında da olmak istiyoruz. Yemek blog yazarlarıyla da işbirlikleri önceliklerimiz arasında.”

Şirket: Pratik Servisler
Marka: PratikChef
Girişimciler: Ayhan Çobanlıoğlu, Dilek Çobanlıoğlu, Metin Çobanlıoğlu
Kuruluş tarihi: 2012
Sektörü: Gıda
Faaliyet alanı: Yemek kiti
Melek yatırımcı: Var
Sermaye ihtiyacı: Var

Erhan Kaya - Burak Hatipoğlu

Erhan Kaya – Burak Hatipoğlu

PROJE 3
“ÇOK TEKLİF ALIYORUZ”
Pijama ve iç giyim ürünleri satan Giycem.com, 1 yılda tam 8 kat büyüdü. Sitenin kurucularından Erhan Kaya, “Geçen yıl üye sayımız 4 katına, ürün gamımız 6 katına çıktı” diyor. Kaya, hızlı büyümeleriyle yatırımcıların dikkatini çektiklerini, ortaklık teklifi aldıklarını söylüyor.

Giycem.com, internet üzerinden iç giyim ve pijama ürünleri satan bir e-ticaret sitesi. Kurucuları Burak Hatipoğlu ile Erhan Kaya, oldukça farklı geçmişe sahip iki ortak. Burak Hatipoğlu, 40 yaşında girişimci olmaya karar veren bir reklamcı. 14 yaş küçük ortağı Erhan Kaya ise mühendis. Kaya da Hatipoğlu gibi kariyerine reklam sektöründe adım attı. Turkcell, Microsoft gibi birçok marka için internet projeleri yönetti. Ortakların buluşması ise her ikisinin de iç giyim alanında açığı fark edip bu alana yönelmeleriyle başladı. Ortaklardan Hatipoğlu, Giycem.com’un hikayesini şöyle anlatıyor:

BOŞLUK GÖRDÜLER
“Kariyerime reklam sektöründe başladım. Birçok ajans ve televizyon kanalının planlama departmanlarını yönettim. İnternetin yükselişe geçtiği 2000 yılında da sektör değiştirdim ve kendimi internet dünyasında buldum. 2010’da ise ilk defa kendim bir şirket kurmaya karar verip dönemin pazar lideri olan grup satın alma sitesi Grupfoni.com’u kurdum. 3 yılın ardından hisselerimi satıp ayrıldım. Yıllardır e-ticaretle uğraşmam sebebiyle yine bu alanda yeni bir proje arayışım vardı. İç giyim ve pijama dikeyinde bir boşluk ve fırsat olduğunu belirledim. Bu konuda çalışırken tesadüfen şimdiki ortağım Erhan ile tanıştım. Kendisi benim gibi iç giyimdeki boşluğu görüp Giycem.com’u hayata geçirmişti ve büyümek istiyordu. Düşünce şekilleri benzer ve birbirini tamamlayan bir ikili olduğumuzu gördüğümüzde yola birlikte devam etmeye karar verdik.”

YATIRIMCI İLGİSİ ARTTI
Erhan Kaya da geçen yıl kurduğu sitesiyle ilgili şu bilgileri veriyor: “Yöneticiliğini yaptığım 444cicek.com gibi bir e-ticaret projesi yapmak istiyordum. Ancak iç giyim sektöründeki boşluk beni bu alana yöneltti. Başta 100 bin TL’lik sermayeyle yola çıktık. 1 yıl gibi kısa sürede sitemiz 70’in üzerinde marka ve 8 bin 300 civarı ürün çeşidiyle Türkiye’nin online ve offline olarak en büyük iç giyim mağazası oldu. Geçen yılı 8 kat büyüyerek tamamladık. Üye sayımız 4 katına, ürün gamımız 6 katına çıktı. Bugüne kadar Giycem.com’u tamamıyla kendi kaynaklarımızla finanse ettik. Başarılı bir yılı geride bıraktıktan sonra son dönemde sık sık yatırımcılardan görüşme talepleri almaya başladık.

“YURTDIŞINA AÇILACAĞIZ”
Uluslararası pazarlara açılmaya hazırlanıyoruz. Aldığımız yurt dışı siparişlerinin yüksek sepet ortalaması, bizi bu konuda cesaretlendirdi. 3 ay gibi kısa bir sürede sitemizin Arapça ve İngilizce versiyonlarını hayata geçireceğiz. Ayrıca sitemizin yurt dışı versiyonlarını uluslararası ödeme yöntemleri ve kargo altyapılarıyla destekleyeceğiz. Bunun dışında hedeflerimiz arasında, farklı bir abonelik modeliyle ithalat ayağı bulunuyor. Planımız, Türkiye’de satış haklarını aldığımız yabancı lüks bir iç giyim markasını bünyemize katmak. Uzun vadede ise kendi iç giyim markamızı pazara sürmek istiyoruz. Burada planladığımız sıradan, her dükkanda bulabileceğiniz tarzda bir seri değil. Çalışmalarımız devam ediyor. Bir diğer hedefimiz ise Avrupa ve Amerika’da çok yaygın olan ‘evde satış partisi’ konseptini iç giyim konusunda Türkiye sınırları içerisine taşımak.”

Şirket: Giycem.com
Girişimciler: Burak Hatipoğlu, Erhan Kaya
Kuruluş tarihi: 2013
Sektörü: İç giyim
Faaliyet alanı: İnternetten iç giyim ve pijama satışı
Melek yatırımcı: Yok
Sermaye ihtiyacı: Var

Erhan Kaya - Fırat Fidan

Erhan Kaya – Fırat Fidan

PROJE 4
“EN UCUZU BULUYORUZ”
Govatra.com, otel fiyat karşılaştırması yapan bir site. Otellerin uyguladığı farklı fiyat stratejisine çözüm bulmak için Govatra’yı hayata geçirdiklerini söyleyen Erhan Kaya, “Yurtiçi ve yurtdışındaki yüzlerce acentenin fiyatlarını saniyeler içinde tarıyoruz, sonra da tüketiciye en ucuz otel fiyatını gösteriyoruz” diyor.

Govatra, İngilizce “go”, “vacation” ve “travel” kelimelerinin ilk hecelerinden oluşuyor. Expedia, Booking gibi dünyanın en büyük online seyahat sitelerinin benzeri iş modeline sahip. İnternetten Türkiye’de otel araştıranlara 100’den fazla seyahat acentesini karşılaştırarak en iyi fiyatları sunuyor.

Govatra.com’un kurucuları Erhan Kaya ile Fırat Fidan ise turizm sektörünü yakından bilen iki genç girişimci. Kurucu ortaklardan Fırat Fidan, Boğaziçi Üniversitesi Turizm İşletmeciliği Bölümü mezunu. Aynı üniversitede halen işletme bilişim sistemleri üzerine master yapıyor. Diğer ortak Erhan Kaya da lise ve üniversite eğitimini turizm üzerine yapmış. ABD’de bu konuda eğitim alan Kaya, “İş fikrimizin temelinde seyahat edenlerin en büyük sorununu çözme isteğimiz yatıyor” diyor. Kaya, sektörde profesyonel olarak çalışırken iş arkadaşı Fidan’la kendi işlerini kurmaya giden süreci şöyle anlatıyor:

YÜKSELEN TREND
“Amerika’da bir süre çalışıp Türkiye’ye dönünce aralarında Four Seasons’ın da bulunduğu bazı otellerde sırasıyla ön büro, rezervasyon, satış ve satış müdürlüğü pozisyonlarında görev yaptım. Yüksek lisansımı tamamladıktan sonra web şirketlerine olan ilgim arttı. Birçoğunu yakından takip etmeye başladım. İlk girişimcilik denememi Restoranrehberi.net projesiyle yaptım. 2 yıl içinde bu projeyi batırdım. Ancak bu başarısız girişimden çok şey öğrendim. En son profesyonel olarak çalıştığım Expedia’nın İstanbul ofisinde görev yaparken de şimdiki ortağım Fırat Fidan’la tanıştım. İş fikrimiz ikimizin de en iyi bildiği ve en sevdiği alan olan, Türkiye’de yeni gelişen online seyahat sektöründen doğdu.

10 AYDA HAYATA GEÇTİ
Govatra’yı kurarken herkes tatil yapmak istediğinde kendi ihtiyaçlarına ve bütçesine en uygun en ucuz oteli hemen bulabilsin fikrinden yola çıktık. Govatra, otellerin anlaşmalı olduğu yüzlerce acentenin fiyatlarını saniyeler içinde tarıyor, sonra da size bunlar arasından en ucuz fiyatı gösteriyor. Yurt içinde ve yurt dışındaki bütün acentelerin otel fiyatları sistemimizde mevcut. Daha sonra da tüketiciyi otel rezervasyonunu tamamlaması için online acenteye yönlendiriyor. Kısaca Govatra, otel fiyatlarını online acenteleri tarayarak karşılaştıran ve en ucuzunu size gösteren bir sistem. Bu projeyi 10 aylık yoğun bir planlama, yazılım ve tasarım sürecinin ardından Aralık 2013’te hayata geçirdik. Şirketimiz daha çok emek yoğun sermayeyle ortaya çıktı. Onun dışında da ufak tefek harcamalarımız oldu.

HEDEF 1 MİLYON KULLANICI
İlk 3 ayda sitemizi kullanan 13 binden fazla kişi, bizim aracılığımızla Türkiye’deki en iyi ve en ucuz otel fiyatlarını aradı. Pazarda hızla büyümeye devam ediyoruz. Projemize inancımız tam. Bu yılın, 4’üncü çeyreğinde 1 milyon kullanıcıya ulaşmayı hedefliyoruz. Gelecekle ilgili en önemli planımız, Türkiye’de yaşayan ve tatil için Türkiye’ye gelen herkese doğru ve ucuz otel fiyatını bulabilme yöntemlerini öğretmek ve bu bilinci aşılamak. İnsanlara seyahat etmenin pahalı olmadığını, her bütçeye ve ihtiyaca uygun otellerin Govatra’yı kullanarak bulunabileceğini anlatmak istiyoruz.”

Özgür Çakmak

Özgür Çakmak

PROJE 5
“HEDEFİMİZ HIZLI BÜYÜMEK”
İnternet üzerinden restoranlar, oteller gibi toptan gıda alımı yapan şirketlere hizmet veren TazzeLezzetler, kısa sürede hızlı büyümeyi hedefliyor. Kurucusu Özgür Çakmak, “Türkiye’de büyük bir gıda ağını oluşturmak istiyoruz” diyor ve ekliyor: “Hedefimiz altyapımızı güçlendirip sürekli büyüyen bir grafik çizmek.”

TazeLezzetler, 30 yaşındaki genç girişimci Özgür Çakmak’ın hayata geçirdiği gıda network şirketi. Ankara Beypazarlı çiftçi bir ailenin çocuğu olan Çakmak, elektrik-elektronik mezunu. ABD’de Kent State Üniversitesi’nde teknoloji alanında yüksek lisansı var. ABD’de master yapıp Türkiye’ye döndükten sonra Turkcell’de çalışan Çakmak, kısa profesyonel hayatından sonra kendi işini kurmaya karar verdiğini söylüyor. Önce bireysel tüketicilere yönelik internetten taze meyve satışı yapan site kuran Çakmak, daha sonra bu işin zorluğundan dolayı strateji değiştirip B2C’den B2B’ye yöneldi. Çakmak, TazeLezzetler’in yaratılışını şöyle anlatıyor:

BİLDİĞİ İŞE YÖNELDİ
“Elektrik-elektronik mühendisliğinden mezun olduktan sonra ABD’ye gittim. Kent State University’de teknoloji yönetimi alanında yüksek lisans yaptım. Ardından Türkiye’ye döndüm. Çalışma hayatıma Türkiye’de Turkcell’de başladım. Turkcell’de kurumsal çözümler ekibinde 1,5 yıl çalıştım. Turkcell benim için tam bir hayat okulu oldu. Burada kurumsal hayata ve şirketlere dair önemli tecrübe kazandım. Ardından Ankaref ’de satış müdürü olarak çalıştım. Lise ve üniversite yıllarımda birkaç girişimim oldu. İçlerinde para kazandıklarım olsa da çoğundan başarısız bir şekilde ayrıldım. Tüm bu tecrübelerimden sonra başarılı bir girişimin nasıl ilerlemesi gerektiğini öğrendim. Profesyonel hayattan sonra işimi kurmaya karar verdiğimde ise en iyi bildiğim iş olan taze meyve ve sebze satışıyla başlamak istedim.

“STRATEJİ DEĞİŞTİRDİK”
TazeLezzetler.com ilk önce B2C satış platformu olarak hayata başladı. Evlere taze sebze meyve gönderiyorduk. Gerçekten çok zor bir işti. Tüketicilerimize gönderdiğimiz paketlerde her ne kadar özensek de kargoyla gönderdiklerimizde sıkıntılar yaşıyorduk. Bir gün yan tarafımızda bulunan restoran bizden kasalarca sebze istedi. Sonra bir yandaki restoran daha sipariş verdi. Bize toptan taraf daha cazip gelince B2C’den B2B’ye geçiş yaptık. Restoranlarla ve aracı gıda şirketleriyle çalışırken bu alandaki sorunlarla tanıştım ve tüm bu sorunlara çözüm bulmak için TazeLezzetler.com’u yeniden dizayn ettik. TazeLezzetler, bugün gıda alıcılarını gıda satıcılarıyla buluşturan B2B gıda pazaryeri oldu. Müşterilerimiz arasında gıdayla uğraşan herkes var. Restoranlar, oteller, süpermarketler, çiftçiler, komisyoncular, gıda şirketleri, hayvan yetiştiricileri…

30 BİNLE BAŞLADI
Strateji değiştirdikten sonra işe geçtiğimiz eylül ayında başladık. Uzun bir anket sürecinden sonra herkese en sempatik gelen TazeLezzetler isminde karar kıldık. Yaklaşık 30 bin TL ile yola çıktık. Finansman ihtiyaçlarımız için arayışa girdiğimde her alanda olduğu gibi yatırım bulma sürecinde de öğrenmem gereken çok konu olduğunu gördüm. Uzun zamandır faaliyetlerini takip ettiğim E-tohum’a başvurdum. Zorlu bir eleme sürecinden sonra E-tohum 15’e seçildik ve ilk yatırımımızı E-tohum’dan aldık. Önümüzdeki 2 yıl içerisinde Türkiye’de gıda ağı oluşturmak, altyapımızı güçlendirmek ve sürekli büyüyen grafik çizmek istiyoruz.”

Şirket: TazeLezzetler
Girişimci: Özgür Çakmak
Kuruluş tarihi: 2013
Sektörü: Gıda
Faaliyet alanı: Online gıda platformu
Melek yatırımcı: E-tohum
Sermaye ihtiyacı: Var

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.