“Yatırım arayışı içindeyiz”


Tolga AKÇURA

Tolga AKÇURA

Proje 1- “Yatırım arayışı içindeyiz”
eBrandvalue, internet ve sosyal medya üzerinde gerçekleştirilen sohbetlerden markaların “anlık” değerini hesaplıyor. Kurucusu pazarlama profesörü Tolga Akçura, “Şirketlerin marka değerini hesaplayarak satışlarını ciddi oranda artırıyoruz. Yurtdışına açılıp küresel bir şirket olmak için ciddi yatırıma ihtiyacımız var” diyor.

Hazırlayan: Ayçe Tarcan Aksakal  aaksakal@capital.com.tr

Marka: eBrandvalue
Girişimciler: Ayşe Akçura, Tolga Akçura
Kuruluş tarihi: Aralık 2012
Sektörü: Danışmanlık
Faaliyet alanı: Pazarlama
Melek yatırımcı: Yok
Sermaye ihtiyacı: Var

eBrandvalue, Özyeğin Üniversitesi pazarlama profesörlerinden Tolga Akçura’yla uzun yıllar Wall Street’te bankacılık yapan eşi Ayşe Akçura tarafından kuruldu. 2 yıl önce kurulan şirket, markaların anlık değerini dolar ya da TL bazında belirliyor. Bunu yaparken de sosyal medyayı ve interneti kullanıyor. Amerika’dan Türkiye’ye döndükten sonra TÜBİTAK’ın desteğiyle eBrandvalue projesini hayata geçiren Akçura çifti, geliştirdikleri algoritma sayesinde bir markanın isminin internette nasıl kullanıldığına, adının hangi içerikte geçtiğine, markanın rakipleriyle birlikte mi anıldığına bakarak değerini hesaplıyor. Şirketler de böylece markalarının değerini olumlu ya da olumsuz etkileyen durumların hızla farkına varıp aksiyon alabiliyor. Tolga Akçura, eBrandvalue’yu ve dünyada benzerinin olmadığını söylediği projesini şöyle anlattı:

AKADEMİSYEN GİRİŞİMCİ
“1970 yılında Ankara’da doğdum. 20 yaşında Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldum. Daha sonra Carnegie Mellon Üniversitesi’nde MBA ve pazarlama alanında doktora yaptım. Eşim Ayşe Akçura ise 1971 Los Angeles doğumlu. Amerika’da endüstri mühendisliği okuduktan sonra Carnegie Mellon Üniversitesi’nde MBA yaptım. eBrandvalue projesiyse Amerika’da yaptığım akademik kariyer sırasında pazarlama alanında kanıtlanmış bir teoriyi sosyal medyaya uyarlama fikrinden doğdu. Projeyi eşimle birlikte 2010’da Amerika’dan Türkiye’ye dönünce gerçekleştirdik. Bir TÜBİTAK projesi olarak başlayan ve destek alan eBrandvalue, 2012’de projenin başarıyla tamamlanması üzerine anonim şirket oldu. Şirketimizi Özyeğin Üniversitesi bünyesindeki Girişim Fabrikası’nda kurduk.

“DÜNYADA TEK”
Yurtdışında şirketler marka değerini ölçmek için büyük yatırım yapıyor. Bizse bu bilgiyi şirketlere anlık olarak sağlayabiliyoruz. eBrandvalue, şu anda dünyada olmayan bir fikirle ortaya çıktı. eBrandvalue olarak yaptığımız iş, insanların internette yaptıkları sohbet ve konuşmaları kullanarak hem teorik hem pratikte etkinliği kanıtlanmış bir algoritma yardımıyla şirketlerin marka değerini hesaplamak. Bunun için şirketlerin internette marka değerlerini etkileyen kritik istihbaratları bulup yine bunları internet üzerinden interaktif bir şekilde ya da e-posta yoluyla raporluyoruz. eBrandvalue metrikleri hızlı tüketim şirketlerinin satışını ve pazar payını önceden istatiksel bir doğrulukla tahmin edebiliyor.

150 KAT BÜYÜDÜ
Kendi işimizi kurarken 50 bin TL ile işe başladık. Şu anki ödenmiş sermayemizse 750 bin TL’yi buldu. Şu ana kadarki finansman ihtiyacımızı TÜBİTAK desteği ve kendi sermayemizle karşıladık. Bugüne kadar hiçbir yatırımcıdan destek almadık. 2012’de sadece bir çalışanı olan eBrandvalue, bugün 8 kişilik bir şirkete dönüştü. Kuruluşundan beri cirosunu 150 katına çıkarmayı başardı. Ürünümüz şu anki haliyle çok uluslu şirketler ve bankalar tarafından kullanılıyor. Globalleşmek ve kısa sürede Amerika’ya açılmak istiyoruz. Bizi globale taşıyacak yatırım arayışı içindeyiz. Şirketimizin yurtdışına açılıp küresel bir şirket olması için ciddi yatırıma ihtiyacı var.”

Semih HAKYEMEZ, Ali HAYDAR KARAKUŞ

Semih HAKYEMEZ, Ali HAYDAR KARAKUŞ

Proje 2- “HEDEFİMİZ SINAVA GİRENLER”
Doping Hafıza, hızlı ve kolay öğrenme teknikleri üzerine kafa yoran iki üniversite öğrencisi tarafından kuruldu. Binlerce kişiye kısa sürede İngilizce öğrettiklerini söyleyen kuruculardan Ali Haydar Karakuş, “Planımız Doping Hafıza’yı Türkiye’de sınavla işi olan herkesle tanıştırmak. İnternetten de satış yapıyoruz” diyor.

Marka: Doping Hafıza
Girişimciler: Ali Haydar Karakuş, Semih Hakyemez
Kuruluş tarihi: 2011
Sektörü: Eğitim, sosyal medya
Faaliyet alanı: Hafıza teknikleriyle eğitim
Melek yatırımcı: Yok
Sermaye ihtiyacı: Var

Ali Haydar Karakuş ve Semih Hakyemez, üniversite birinci sınıfta kendi işini kuran ve başarılı şekilde devam ettiren iki genç girişimci. Şirketleri Doping Hafıza ise adından da anlaşılacağı üzere hafıza tekniklerini kullanarak daha basit ve hızlı öğrenmeye yönelik ürün ve hizmetler geliştiriyor. 23 yaşında olan ortaklardan Ali Haydar Karakuş, Beykent Üniversitesi Uluslararası Ticaret Bölümü öğrencisi. Lise arkadaşı olan ortağı Semih Hakyemez de kendisi gibi öğrenci. Boğaziçi Üniversitesi Turizm İşletmeciliği Bölümü’ne devam ediyor. Şirketlerini 4 yıl önce üniversiteyi kazandıkları ilk yıl kuran iki arkadaşın yanında bugün 30 kişi çalışıyor. Doping Hafıza’nın ardından ikinci şirketleri Admineral’i hayata geçirdiklerini söyleyen Karakuş, Doping Hafıza’yı ve projelerini şöyle anlattı:

“LİSE ARKADAŞIYIZ”
“24 yaşındayız. İkimiz de Beşiktaş Anadolu Lisesi mezunuyuz. Üniversitenin ilk yılında iş fikrimizi hayata geçirdik. Halen öğrencilik hayatımız devam ediyor. Kendi işimizi kurma fikriyse lise yıllarımızda gelişti. Üniversite sınavına hazırlanırken sürekli üniversite sınavını kazanmanın daha kolay yollarını araştırıyorduk. Üniversiteye başladıktan kısa bir süre sonra Doping Hafıza’yı kurduk. Doping Hafıza, hafıza teknikleriyle öğretimi kolaylaştıran bir şirket. Herhangi bir kursta 6-7 ayda öğrenilebilecek İngilizce temel dilbilgisini ve bin kelimeyi biz 2 gün gibi kısa bir sürede öğretebiliyoruz.

İNTERNETTEN SATIŞ
İngilizce öğrenmek isteyenlerin dışında YGS, LYS, KPSS sınavlarına hazırlanan öğrencilere de hafıza teknikleriyle eğitim veriyoruz. Geliştirdiğimiz ürünlerimizi internet sitemizden satıyoruz. Şimdiye kadar birçok ilde yüzlerce seminer düzenledik ve binlerce öğrenciye hafıza teknikleri kullanarak çeşitli eğitimler verdik. Binlerce kişiye İngilizce öğrettik. Bu süreçte şirket gelirlerini sürekli marka bilinirliğine ve yeni ürünler geliştirmeye yatırdık. Bugün Doping Hafıza olarak hem YGS, LYS, KPSS sınavlarına hem dil eğitimine yönelik birçok ilde seminer organize ediyoruz. Hazırladığımız online eğitim platformu sayesinde Türkiye’nin 81 iline hafıza teknikleriyle eğitim hizmeti veriyoruz. Ürünlerimizi internet sitemiz üzerinden satıyoruz.

“5 BİN TL İLE BAŞLADIK”
Şirketimizi 5 bin TL sermayeyle kurduk. Doping Hafıza’nın ilk seminerlerini organize etmeye başladığımızda herhangi bir ofisimiz yoktu. Sadece basıp dağıttığımız broşürler ve bir cep telefonuyla seminerleri organize ediyorduk. Bugüne kadar herhangi bir yatırım desteği almadık. Kazandığımız parayı sürekli işi büyütmek için harcadık. Bu sayede ofis tuttuk, ilk işe alımlarımızı gerçekleştirdik ve kurumsal kimliğimizi yarattık. En büyük planımız Doping Hafıza’yı Türkiye’de herhangi bir sınavla işi olan herkesle tanıştırmak. Ayrıca önümüzdeki süreçte dil eğitimlerine ağırlık vermeyi planlıyoruz. İstanbul dışındaki illerde temsilcilik açmak da bir diğer hedefimiz. Sonraki hedefimiz ise yurtdışı ofislerimizi açmak. Doping Hafıza’yı kurduktan sonra ikinci şirketimiz Admineral’i sosyal medya alanında faaliyete geçirdik. Admineral, sosyal medyada reklam ajansı olarak hizmet veriyor.”

Sean X.YU

Sean X.YU

Proje 3- “LİDER OLMAK İSTİYORUZ”
Paraşüt, Silikon Vadisi ve Hollanda’dan 1,2 milyon TL yatırım çekmeyi başaran bir start up. Kurucusu Sean X. Yu, hedeflerinin Türkiye’deki KOBİ’lerin tüm finansal operasyonlarını bulut üzerinden otomatik yönetmesini sağlamak olduğunu söylüyor ve ekliyor: “KOBİ’lere erişilebilir fiyatlarla hizmet sunacağız.”

Marka Paraşüt
Girişimciler: Sean X.Yu, Andaç Türkmen ve Fahri Özkaramanlı
Kuruluş tarihi: 2013
Sektörü: Bulut bilişim
Faaliyet alanı: Finansal hizmetler
Melek yatırımcı: Var
Sermaye ihtiyacı: Var

Paraşüt, küçük ve orta ölçekli işletmelere yönelik kurulmuş bir şirket. Hedefi bir işletmenin A’dan Z’ye tüm finansal operasyonlarını otomatik yönetebilmesini sağlamak. 2 Türk ve 1 Çinli girişimci tarafından kurulan şirketin kurucu ortakları Sean X Yu, Andaç Türkmen ve Fahri Özkaramanlı. En büyük avantajlarıysa 2 yıl önce kurulmalarına karşın 1,2 milyon TL yatırım almayı başarmış olmaları. 5 bin 500 kayıtlı kullanıcılarının olduğunu söyleyen kurucu ortaklardan Sean X. Yu, Harvard Üniversitesi Ekonomi Bölümü mezunu. Harvard’ı bitirdikten sonra Lehman Brothers’da ve bir özel sermaye şirketinde uzun süre analist olarak çalışan Yu’nun girişimci olmaya karar vermesi, Türkiye’deki start up’ların çektikleri finansal sorunları fark etmesiyle oldu. Türkiye’de kendi işini kurmadan önce Endeavor ve Grou.ps’ta çalışan Yu, Türkiye’deki girişimcilik macerasını ve Paraşüt’ü şöyle anlatıyor:

FİKİR TÜRKİYE’DE GELİŞTİ
“Harvard Üniversitesi’ni bitirdikten sonra bir süre analist olarak çalıştım. Bu süreçte, yüzlerce şirketin finansal ve operasyonel analizini yaptım. Türkiye’de Endeavor’da ve Grou.ps’ta çalıştığım süre boyunca start up’ların gelişmesine ve büyümesine destek verdim. Bu süreçte yeni kurulan şirketlerin ihtiyaç duydukları finansal bilgileri kolaylıkla alabilecekleri bir araç olmadığını fark ettim. Küçük işletmeler, finansal verilerini genelde dağınık yapıda Excel tablolarında tutarak manuel yönetiyordu. Bu durum büyük zaman ve iş gücü kaybına neden oluyordu. Paraşüt olarak çıkış noktamız da yaşanan bu sorunlar oldu.

KULLANICI SAYISI 5 BİN 500
Mayıs 2014’ten bu yana kullanıcılarımıza abonelik bazında hizmet sunuyoruz. Şu anda 5 bin 500’ü aşkın kayıtlı kullanıcımız var. Müşteri tabanımız her ay yüzde 50 büyümeye devam ediyor. Bir işletme sahibi fatura kesimi ve tahsilat dahil tüm süreci Paraşüt üzerinden yürütebiliyor. Hedefimiz işletmelerin tüm finansal operasyonlarını tek merkezden verimli bir şekilde yönetebilmelerini sağlamak. Bunu için bulut teknolojisinden faydalanarak web tabanlı ve kullanıcı dostu güzel bir uygulama geliştiriyoruz. Bir başka deyişle Türkiye’de yeni gelişmekte olan SaaS (software as a service) alanında faaliyet gösteriyoruz. SaaS ile daha önce hiç hizmet götürülmemiş küçük ve orta ölçekli işletmelere erişilebilir fiyatlarla hizmet sunacağız.

“YATIRIM ALDIK”
İlk yatırım melek yatırımcılardan alınır ama biz girişim sermayesi yatırımı alarak bir adım önde başladık. Önce Hollanda merkezli girişim sermayesi şirketi RevoCapital’den yatırım aldık. Bu yatırımın ardından Silikon Vadisi’nden 225 milyon dolar büyüklüğünde RibbitCapital’den yatırım çekmeyi başardık. Bu yatırım, Silikon Vadisi’nden bir şirketin Türkiye’deki ilk kurumsal teknoloji (B2B) yatırımı oldu. Hedefimiz Paraşüt’le bir işletme sahibinin A’dan Z’ye tüm finansal operasyonlarını otomatik yönetebilmesini sağlamak. Şu anda bunu kısmen yapıyoruz. Ana hedefimiz, bütün küçük ve orta ölçekli işletmelere ulaşmak. Uzun vadede ise bölgesel olarak alanımızda lider bir oyuncu olmayı hedefliyoruz.”

Nejla ANIL, Sevinç ÖZTÜRK

Nejla ANIL, Sevinç ÖZTÜRK

Proje 4 – “İZNİK ÇİNİSİ’Nİ TANITIYORUZ”
Biri İstanbul’da diğeri İznik’te yaşayan iki ortağın, hobi olarak başladıkları İznik çinisini tanıtma macerası Anikya markasıyla başarılı bir iş modeline dönüştü. Ortaklardan Nejla Anıl, son 10 yılda yurtiçinde ve yurtdışında önemli projelere imza attıklarını söyleyerek “Hedefimiz İznik çinisini dünyaya tanıtmak” diyor.

Marka: Anikya İznik Çini
Girişimciler: Nejla Anıl, Sevinç Öztürk
Kuruluş tarihi: 2005
Sektörü: Çini
Faaliyet alanı: Hediyelik ürünler, restorasyon, mimari projeler
Melek yatırımcı: Yok
Sermaye ihtiyacı: Var

Anikya İznik Çini, profesyonel yöneticilik yaptıktan sonra çiniye merak salan iki kadın girişimci tarafından kurulan bir marka. Ortaklardan Nejla Anıl, mülkiye mezunu. Uzun yıllar gazetelerde ve reklam ajanslarında yöneticilik yaptı. Çiniyle tanışmasıysa işi gereği yabancı misafirlerine İznik çinisi hediye etmesiyle başladı. Diğer ortak Sevinç Öztürk ise turizmci. O da İznik Darka’da yazlık ev satın alınca çiniyle tanıştı. İznik’e yerleştikten sonra İznik’in tanıtımı için çalışmaya başlayan Öztürk, daha sonra çini atölyesi kurdu. Ortağı Nejla Anıl ise 2000 yılında evini satıp Anı Tasarım’ı hayata geçirdi. Anıl ve Öztürk’ün bir araya gelip güçlerini birleştirmesi ise 2004’te gerçekleşti. 2005’te Anı Tasarım ve İznik’in tarihteki adı olan Nikya’nın kısaltmasından Anikya markası doğdu. Nejla Anıl, profesyonel yöneticilikten sonra adım attıkları ikinci kariyerlerini ve çini tutkularını şöyle anlattı:

ÇİNİ TUTKUSU
“Reklam sektöründe çalışırken uzun yıllar hobi olarak benimsediğim İznik çinisini yaşatma amacımı 99 depremi sonrasında hayata geçirdim. 2000 yılında profesyonel çalışma hayatımı sonlandırıp İznik çinilerini yaşatmak ve çağdaş dünyaya yeniden kazandırmak için Anı Tasarım’ı kurdum. İznik çinilerinin tarihte duvar çinisi ve kap-kaçak olarak kullanımı bulunuyordu. İznik çinileriyle ahşap, deri, bakır, gümüş gibi doğal malzemeleri birleştirdim. Böylece İznik çinilerine üçüncü bir kullanım alanı açtım. 2004 yılında Sevinç Öztürk’le ortak oldum. İkimizin de sanat sevgisi ve geleneksel bir sanatın yaşatılmasına ait yüksek sosyal sorumluluk duygumuz Anikya İznik Çini’nin doğmasına neden oldu.

YENİ KULLANIM
İznik çinileri, 17’nci yüzyılın sonlarında üretim tekniği ve formülü hakkında hiçbir bilgi ve belge bırakmadan yok oldu. Bugün Anikya İznik Çini olarak bu çinileri aslına uygun olarak tasarlıyor ve tamamen geleneksel yöntemlerle yeniden üretiyoruz. Amacımız mimari, restorasyon ve hediyelik ürünlerle İznik çini sanatını geleceğe taşımak. Son 10 yılda, yurtiçi ve yurtdışında başarıyla hayata geçirdiğimiz projelerle kurumsal hediyelik ürünler, restorasyon ve mimari projelerle kaybolmaya yüz tutan İznik çinilerini Anikya İznik Çini ile yeniden 21’inci yüzyıla kazandırdık. İznik çinisine tarihte benzeri olmayan yeni kullanım alanları açtık. Çini üretiminin ve bu alandaki istihdamın artmasını sağladık. İki İznik çini sevdalısı olarak İznik çinisini dünyaya tanıtmak misyonumuz oldu.

YATIRIM İHTİYACI
Bugüne kadar sınırlı miktarda KOSGEB desteği dışında herhangi bir yatırım desteği almadık. Bundan sonra İznik çinisini dünya markası yapma hedefimiz, üretim ve pazarlama bütçesini karşılamak adına yeni bir sermaye girişine ihtiyaç olduğunu gösteriyor. Bu konuda Türkiye ve dünyadan yatırımcıların önerilerine açığız. Anikya İznik Çini’nin en büyük vizyonu, İznik çinisini dünya markası yapmak. Bundan sonraki en önemli hedefimiz, yurtdışı projelerine ağırlık vererek Türkiye’yi İznik çinileriyle tüm dünyada temsil etmek.”

Birkan BABAKOL, İdris AVCI, Cenk SOYAK

Birkan BABAKOL, İdris AVCI, Cenk SOYAK

Proje 5 – “İNGİLTERE’DEN PAZARLAYACAĞIZ”
Bulut üzerinden çağrı merkezi alt yapısı tedariki sağlayan Alotech, Google’ın dünyadaki stratejik iş ortaklarından… Bu yıl İngiltere’de ofis açmayı planladıklarını söyleyen Alotech CEO’su ve kurucu ortağı Cenk Soyak, “İngiltere’yi geliştirdiğimiz yazılımlarımız için pazarlama üssü yapacağız” diyor.

Marka: Alotech
Girişimciler: Birkan Babakol, İdris Avcı, Cenk Soyak
Kuruluş tarihi: 2007
Sektörü: Çağrı merkezi
Faaliyet alanı: Çağrı merkezi alt yapı tedarikçisi
Melek yatırımcı: Var
Sermaye ihtiyacı: Var

Alotech, bulut üzerinden şirketlere çağrı merkezi çözümleri sunan bir teknoloji şirketi. Çağrı merkezi kurmak isteyen şirketlere altyapı yatırımı yapmadan hızlı bir şekilde operasyonlarını hayata geçirme imkanı veriyor. Aynı zamanda Google’ın dünyada işbirliği yaptığı nadir teknoloji şirketlerinden… Kurucusu ve büyük ortağı Cenk Soyak, ODTÜ inşaat mezunu. 13 yıl uluslararası şirketlerde yöneticilik yaptıktan sonra 35 yaşında kendi şirketini kurup girişimci oldu. 2001 yılından bu yana Bilgi Üniversitesi’nde proje yönetimi dersi veriyor. Soyak, ilk şirketini 2003 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi’nde 40 metrekarelik ofiste kurdu. 2007’de ise Birkan Babakol ve İdris Avcı ile ortaklık yaparak çağrı merkezi sektörüne yöneldi. Geçtiğimiz aralık ayında Endeavor girişimcisi seçilen Alotech CEO’su ve kurucusu Cenk Soyak, çıkış noktasını ve hedeflerini şöyle anlattı:

35’İNDE GİRİŞİMCİ OLDU
“1968 doğumluyum. ODTÜ İnşaat Mühendisliği Bölümünü bitirdikten sonra Ernst&Young’ta yönetim danışmanı olarak işe başladım. 31 yaşında partner oldum. Genç yaşta önemli bir göreve gelince sıkılıyorsunuz. Aynı zamanda yukarı doğru yükselme şansınız da kalmıyor. Ben de profesyonel olarak çalışırken bir taraftan girişimci olmayı araştırıyordum. Aklımda Türkiye’de teknolojiyle ilgili işler yapmak vardı. 13 yıl profesyonel yöneticilik yaptıktan sonra 35 yaşında kendi işimi kurup girişimci oldum. İlk girişimim Yıldız Üniversitesi’nde sesle alakalı teknolojiler geliştiren bir şirketti. O dönem eşim Microsoft’ta çalışıyordu. Onun da çok desteğini gördüm. Eşim çalışıyor olmasaydı benim kendi işimi kurmam mümkün olmazdı.

“ORTAKLIK YAPTIM”
2007 yılında ses teknolojilerinden çağrı merkezi sektörüne kaydım. Türkiye’de çağrı merkezi alanının önemli isimlerden Birkan Babakol ve İdris Avcı’nın şirkete ortak olmasıyla Alotech kuruldu. 2-3 yıl boyunca yeni bir çağrı merkezi platformu yazılımı üzerinde çalıştık.

Bunun sonucunda çağrı merkezi operasyonlarını buluta taşıdık. Geliştirdiğimiz yazılım sayesinde şirketler, Google üzerinden altyapı yatırımı yapmadan çağrı merkezi kurabiliyor. Gelen-giden çağrı adet ve süreleri, gelen çağrıların cevaplanma oranları gibi istatistikleri web tabanlı bir platform üzerinden anlık olarak takip edebiliyorlar.

“DÜNYADA TEK”
Google üzerinden çağrı merkezi platformu hizmeti veren tek şirketiz. Bugün geliştirdiğimiz yazılımlar Vestel, Teknosa, Joker gibi şirketler tarafından kullanılıyor. Google’ın trusted test listesine girdik. Google’ın yeni geliştirdiği teknolojileri Türkiye’de ilk deneyip fikrini söyleyen tek şirket olduk. Birleşik Krallık Ticaret ve Yatırım Odası tarafından düzenlenen GREAT Startup Yarışması’nda ‘Anadolu’nun Teknoloji Girişimi’ ödülünü kazandık. Bu ödül, bizim için önce İngiltere ve ardından da İngilizce konuşulan pazarlara açılma fırsatı doğurdu. Bundan sonraki amacımız işimizi hızlı biçimde büyütmek. Bu yıl İngiltere’de ofis açacağız. İngiltere’yi geliştirdiğimiz yazılımlarımız için pazarlama üssü yapacağız.”

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.