Armut.com’un müthiş öyküsü


Genç bir profesyonelin, “Hayallerimin peşinden gideceğim” düşüncesiyle kurduğu Armut.com, birkaç yılda Türkiye’nin en başarılı girişimleri arasında yer aldı. 3’üncü yılında Hummingbird’den yatırım aldı. Her 5 ayda bir iki katına çıkarak büyüme başarısını gösteren şirketin kurucusu Başak Taşpınar Değim, “Şu an güçlüyüz ve liderliğimizi korumak istiyoruz. Hedefimiz, hizmet denilince insanların aklına ilk gelen marka olmak” diye konuşuyor.

Söyleşi / Başak Taşpınar Değim
Nil DUMANSIZOĞLU nildumansizoglu@gmail.com

Başak Taşpınar Değim

Başak Taşpınar Değim

Başak Taşpınar Değim’in ilginç bir girişim öyküsü var… Boğaziçi Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nden 2000’de mezun olduğunda, hedefinde ABD’de eğitimine devam etmek ve iyi bir şirkette kariyerine başlamak vardı. Kafasında profesyonel hayata yönelik ciddi hedefler bulunuyordu. Ancak bu hedefler arasında kendi şirketini kurmak yoktu.

Tam da istediği gibi oldu. Koç Üniversitesi’nde burslu olarak MBA yaptıktan sonra Amerika’ya giderek Loyola Üniversitesi’nde “Integrated Marketing Commuations” alanında yeni bir master programına başladı. Coco-Cola, Morgan Stanley, Nielsen ve Revlon gibi şirketlerde önemli görevler aldı.

Ancak 2010 yılında oğlu dünyaya gelince hayata bakışı değişti. Kendi deyimiyle “Manevi bir kararla” Türkiye’ye döndü. Bir süre sonra Koç Holding’in Tat şirketinde üst düzey bir pozisyonda göreve başladı. 10 ayın sonunda oğlunun bir sorunu nedeniyle hastanedeyken yine “manevi bir kararla” hayatına yeni bir yön verme heyecanını hissetti.

Artık bir süredir kafasında tarttığı yeni girişim fikrini hayata geçirmenin zamanının geldiğini düşünüyordu. “Hayat çok kısa ve ben hayallerimin peşinden gidiyorum” diyerek Armut.com fikrini hayata geçirmeye karar verdi. 2011 yılında “Hizmet piş ağzıma düş” sloganıyla kurulan Armut.com, kullanıcılara geniş bir hizmet alanı sunuyor. Değim ile Armut.com ve start up iklimi üzerine sohbet ettik:

Armut.com fikri nasıl ortaya çıktı?
Amerika’da yaşarken oğlumun dünyaya gelmesiyle manevi olarak Türkiye’ye dönmeye karar verdik. Oğlumun kültürümüzden uzakta büyümesini istemedim. Döndüğümüz zaman eve yerleşme aşamasında birtakım sıkıntılar yaşadık. Boyacı ve nakliyeci bulma konusunda çektiğim zorlukların yanında, bulduğum şirketlerin verdiği hizmetten de memnun kalmadım. Amerika’dayken bu tip işleri internetten araştırarak bulmaya çok alışmıştık ama burada böyle bir imkan bulamadık. Bu işlerin daha kolay yapılabileceği fikri, aslında bu dönemde kafamda bir yer etti. Bu fikir arka planda dururken Koç Holding’de çalışmaya başladım. Tat ve Sek markalarında yöneticilik yaptım. Bir gün oğlum hastalandı ve hastanedeyken kendime, “Ben ne yapıyorum” diye sordum. Hayat çok kısaydı ve hayallerimin peşinden gitmiyordum. Ertesi gün istifamı verdim ve taşınma esnasında oluşan fikir üzerinde çalışmaya başladım.

5 ÖNEMLİ SIKINTI
1. Bizim gibi internet girişimlerinin bir amacı da mevcut statükoyu değiştirmek oluyor. Bu nedenle yaşadığımız en büyük zorluk, insanların alışkanlıklarını değiştirmekti.

2. Hem hizmet veren hem hizmet alan bizim müşterimiz olduğu için çift taraflı müşteri profilimiz var. Bu ikisini dengeli bir şekilde büyütmek de oldukça dikkat etmemiz gereken bir konu oldu.

3. Bir de çok uzun yıllardır gelen iyi bir kariyerim vardı ama benim alanım bu değildi. Kendinizi sıfırdan adapte edip yeni bir şey öğrenmek zorundasınız.

4. İşe alım yapmak da ayrı bir problem olarak karşımıza çıktı. Kurumsal bir şirkette alım yaptığınızda, başvuran kişiyle holding adına konuşuyorsunuz. Start up’ta ise sadece ben varım ve gelen kişi benim hayalime, vizyonuma ve benim bunu yapabileceğime inanmak zorunda.

5. Biz ilk etapta yatırım almadık. Kendi cebimden girişime başladım. İlk etapta 50 bin lira ile başladık sonra üzerine eklediklerimizle bir ev parası kadar yatırım yaptık.

Erol Değim

Erol Değim

Fikri nasıl hayata geçirdiniz?
Armut.com’u, 2011 Kasım’ında kurduk. İlk önce tam olarak ne yapmam gerektiğini bilmiyordum. Eşim ve ortağım Erol, teknolojiye benden daha fazla hakimdi. Onlardan fikir aldım. Onun dışında okudum ve araştırdım. Amerika’daki örnekleri inceleyerek işe başladım. İlk araştırma fikir ve feyz alma açısından yabancı kaynaklar tabii ki çok faydalı ama Türkiye’ye adapte etme konusunda zorluk yaşanabiliyor. Araştırmalardan, öğrenmelerden sonra yazılımcı arkadaşımız Erhan ekibe katıldı. Sonra müşterilerden gelen geri bildirimlerle eklemeler yaptık.

Büyüme aşamasında yaşadığınız kritik noktalar nelerdi?
İlk başladığımızda ekip, teknik yapı, nakit gibi konularda problemler yaşadık. Mesela biraz toparlanmak için kredi almam gerekti. Ama bu sorunları yaşadığımız dönemler, bizim için inovasyonun ön planda olduğu dönemler oldu. Nakit sıkıntısı yaşayıp kredi aldığım dönemde, ödeme sistemimizle ilgili çok kilit bir değişiklik yaptık. Bu bize inanılmaz bir artı olarak geri döndü. İlk başta kapalı bir sistem olarak başladık. İsimlerin paylaşılmaması bir güvensizlik doğuruyordu. Onları açmak da bizim için büyük bir karardı. Kapalı ihale gibi çalışıyorduk; ustalar da birbirlerinin tekliflerini göremiyordu. Sonra bunu da açmaya karar verdik. Bu da rekabetin artmasını sağladı.

Armut.com nasıl çalışıyor?
Bir platform olarak hareket ediyoruz. Diyelim ki evinizi taşıyacaksınız ve bir nakliye şirketine ihtiyacınız var. Armut’a geliyorsunuz ve ihtiyacınızı belirtiyorsunuz. Karşınıza nakliyeye özel bir form geliyor. Soruları yanıtlayarak talebinizi bırakıyorsunuz. Bizim nakliye şirketleri üyelerimizden uygun olanlara teklifi gönderiyoruz.

Google’da arama yaptığınızda sayfaların aramanıza en uygun olanlarını bir sıraya dizerek getirmesi gibi biz de hizmet verenleri o şekilde sıralıyoruz. Onlar da hizmet isteyene bir teklif veriyor. X nakliyat bin lira diyor, Y nakliyat bin 200, Z nakliyat 800 diyor. Bazen eşyalarınızı görmek için gelmek istiyorlar. Siz istediğinizi seçiyorsunuz. Aslında net fiyat, bu aşamada belirleniyor. Ardından siz gelip sisteme şirketle ilgili değerlendirme yapıyorsunuz. Açık bir sistemdense böyle akıllı bir sistem yaratmayı tercih ettik.

Hizmet verenler nasıl faaliyet gösteriyor?
Sisteme girerek “Hizmet ver” butonuna tıklıyorlar. Oraya girip bir profil oluşturuyorlar. O profil, onların Armut’taki dükkanı oluyor. Kendileriyle ilgili bilgileri, daha önceki işleriyle ilgili fotoğrafları, varsa belgelerini paylaşıyorlar. İlk geldiklerinde küçük bir iş fırsatı göndererek onları deniyoruz. Zaman içerisinde yaptıkları işlere göre yorumları ve değerlendirmeleri artıyor. Sistem bunu otomatik olarak algılıyor ve olumlu yorum gelen kişilere daha fazla teklif gönderiyor. Armut üzerinden bir kariyer yaratmış oluyorlar. Şu an 25 binden fazla hizmet verenimiz bulunuyor. Şirkette ise 10 kişilik bir ekiple çalışıyoruz.

Nasıl bir hızla büyüyorsunuz?
Son 1 yılda yüzde 700 büyüdük, yani 7 katına çıktık. Her 5 ayda bir 2’ye katlıyoruz. İyi gidiyoruz.

Nasıl bir gelir modeliniz var?
Hizmet verenler kazandıkça biz de kazanmak istiyoruz. Bu yüzden hizmet veren bir işi kazandığı zaman, onun karşılığında bir hizmet bedeli alıyoruz. O da büyük işlerde, işin yüzde 0,25’ine falan tekabül ediyor. Küçük işlerde de işin yüzde 10’u kadar bir komisyon alıyoruz.

Başka yatırımlarla ilgileniyor musunuz?
Şu an yatıp kalkıp Armut.com’u düşünüyorum. Bence bir işe odaklanmak daha doğru. Mesela Yemeksepeti, şu an çok iyi bir yere geldi ama 10 yıl öncesinde yemek siparişi diye bir şey yoktu. Biz de hizmet sektöründe daha yolun başındayız ve ileride hizmet sektörünün Yemeksepeti olabiliriz.

Armut com’un içinde birtakım geliştirmeler yapmak istiyoruz. Yapmak istediğimiz, sunmak istediğimiz daha farklı projeler var.

Rakibiniz var mı?
Bizden önce de biz geldikten sonra da pek çok şirket, bu işe girmeyi denedi. Büyük gruplardan da girmek isteyen oluyor. Bu aslında insanların bu alanda fırsat olduğunu düşündüklerini gösteriyor. Ama şu an bütün rakiplerimizi toplasanız bizim yarımızdan azdır diye düşünüyorum. Bu liderliği korumak için elimizden geleni yapacağız.

Yatırımcılarla görüşmeye ne zaman başladınız?
Nisan 2012’den itibaren telefonlarımız ufak ufak çalmaya başladı. Fikri görenler, ilgilenenler, Türkiye’nin bildiğiniz birçok venture capital şirketi bizimle çalışmak istedi. Açıkçası fikri tam olarak geliştirmeden ve fikrin nereye gideceğini bilmeden başkasının parasını alıp batırmak taraftarı değildim. Bu yüzden ilk etapta yatırım almaya sıcak bakmadım.

Aldığınız yatırım hakkında bilgi verir misiniz? Yatırım almak, bence evlenmek gibi bir şey. Hazır olmanız, doğru insanı, doğru yatırımcıyı bulmanız lazım. Her şey para demek değil.

2013’ün son çeyreğinde yatırım almaya hazır olduğumuzu düşünmeye başladım. Sonra görüştüğümüz kişilere yatırım sürecine gireceğimizi açıkladık. 4 farklı yerden yatırım için ciddi teklif geldi. Onların arasından da Hummingbird ekibiyle ilerlemeye karar verdik. Şirket, Çiçeksepeti, Peak Games ve Marka VIP gibi şirketlerin de yatırımcısı. Merkezleri Belçika’da ama Londra’da da ortakları var. Türk ortaklardan biri Pamir Gelende. Onların yatırım yaptıkları ekiplerle de konuştuk. Güzel pozitif yorumlar aldık. Çok strateji odaklı bir ekip. Kanımız ısındı, kimyamız uyuştu diyebilirim. Şu anda doğru bir karar verdiğimizi görebiliyoruz. Hummingbird 500 bin ile 2 milyon Euro arası yatırım yapıyor. Bizim yatırımımız da o aralıkta kaldı.

İLK AŞAMADA NEDEN YATIRIMCI ALMADIM?
Fikri geliştirmeden ve nereye gideceğini bilmeden başkasının parasını batırmak istemedim.

Yatırımcı seçerken bunlara dikkat!
YATIRIM Stratejik seviyede gidebileceğimiz, vizyonu konuşabileceğimiz, o dilden anlayabilen bir yatırımcı aradık. Bize uyan yatırımcı buydu. Ama başka bir girişimci yolun başındadır, bir girişim nasıl kurulur ya büyütülür konusunda ona destek olacak tecrübeli bir yatırımcı arıyorsa ona göre insanlarla görüşmesi gerekiyor.

VİZYON En önemlisi, yatırımcıyla aynı dili konuşabilmek. Vizyonunuz aynı olmalı. Siz bu işte uzun süreli olmayı düşünüyorsanız, yatırımcınız hemen çıkış yapmak istiyorsa onun istediği kriterlerle sizin kriterleriniz farklı demektir.

STRATEJİ 10 yılı aşkın zamandır kurumsalda çalışıyorum. Uluslararası bir kariyerim var. Benim gibi bir girişimciyle üniversiteden yeni mezun olmuş, iş dünyasının nasıl işlediğini yaşamamış bir kişinin aradığı destek farklı olabilir. Eksikliğini hissettiğim alanlarda beni tamamlayacak bir stratejik yatırımcımın olması gerekiyordu.

TARZ Bir de tarz meselesi var. Ben dominant bir karakterim. Yatırımcımın bizim yaptığımıza güvenebilecek bir yatırımcı olmasının uygun olacağını düşünüyordum. Hummingbird de böyle bir ekip. Tabii ki her dediğiniz olsun demiyorlar, çok paslaşıyoruz, üzerinde tartışıyoruz ama sonunda aklın yolu bir oluyor.

2 Comments

  1. TACETTİN

    19 Şubat 2017 at 22:02

    başakhanım öncelikle böğle bir proje hayata gerçekleştirdiğiniz için bir adanadan nakliyatçı olaraksize teşekür ediyorum.Ve başarılarınızın devamını diliyorum.Gerçekten örnek girişimci bir bayansınız.TEŞEKÜRLER

  2. TACETTİN

    19 Şubat 2017 at 22:05

    lütfen bana daha çok iş teklifi gönderin.sms hic gelmiyor biryerde bir yanlış olmalı

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.