Değerli Şirket Avında


Mustafa Say, hem bir yatırımcı hem bir girişimci. İnternet bağlantılı yeni şirketlerin ortaya çıkacağını 2000’li yıllarda öngören işadamı, ilk yatırımını Kariyer.net’e yaptı. Sigortam.net gibi önemli bir girişime imza attı. İLab Holding, bugün bünyesinde 13 girişim bulunduruyor. 2015’te 200 milyon TL ciro yapması hedefleniyor. Önümüzdeki 5 yıl içinde cirolarının 800 milyon TL’ye ulaşmasını planladıklarını söyleyen Say, “iLab’ı Türkiye’nin yegane internet platform şirketi olarak görmek istiyoruz” diye konuşuyor.

NİL DUMANSIZOĞLU  ndumansizoglu@capital.com.tr

İlab’ın kurucusu Mustafa Say, İTÜ Makina Mühendisliği Bölümü’nden mezun olduktan sonra Türk Eğitim Vakfı bursuyla Columbia Üniversitesi’nde MBA eğitimini tamamladı. 1983-1998 yılları arasında New York’ta çeşitli şirketlerde çalışan Say, 1998 yılında Türkiye’ye dönerek Access Turkey Opportunities Fund fonunu kurdu. Bu, yabancı yatırımcılara açık bir fondu. Sonrasında ise bu fon Access Turkey Capital Group yatırım platformuna dönüştü. 2000 yılının başında ise Access Group bünyesinde internet sektörüne odaklanan ve venture capital özelliğinde olan iLab Holding’i kurdu. Mustafa Say, iLab’ın, o yıllarda Türkiye için çok yeni bir konsept olduğunun altını çiziyor. iLab’ın bünyesinde Kariyer.net, Gittigidiyor.com ve Sigortam. net başta olmak üzere 13 girişim bulunuyor. iLab’ı Türkiye’nin yegane internet platformu olarak görmek istediklerini söyleyen Say, önümüzdeki 5 yılda şirket cirosunun 800 milyon TL olacağını öngörüyor. iLab Holding Kurucusu

Mustafa Say, sorularımızı şöyle yanıtladı:
Uzun yıllar Amerika’da yaşadınız. Türkiye’ye ne zaman döndünüz ve dönünce neler yaptınız?
Amerika’dayken yaptığım birikimleri, Türkiye’ye aktarmaya başlamıştım. Türkiye piyasasının yeterince değerlendirilmediğini, burada önemli fırsatların olduğunu gördüm. Döndüğümde Access Turkey yatırım fonunu kurdum. Böyle bir yatırım aracılığıyla işe başlamanın doğru olduğunu düşündüm. O zamanlar Türkiye’de yatırım yapan fonlar daha çok yurtdışı kaynaklıydı. Biz, kısa vadeliden ziyade uzun vadeli yatırım felsefesiyle hareket ediyoruz. Orta ve küçük şirketler arasından, olması gereken değerin altında olan değerli şirketleri buluyoruz. Bu yatırım stratejisinden de hiç taviz vermeden yatırımlarımızı sürdürüyoruz.

iLab’ı kurduğunuz 2000 yılı, daha internet teknolojilerinin Türkiye’de tam anlamıyla gelişmediği bir döneme denk geliyor. Bu şirketi kurma kararını nasıl verdiniz?
Amerika’da 90’ların ikinci yarısından itibaren internet yatırımları hızlandı. 2000 yılında ise bu yatırımlar doruğa erişti ve herkesin gündemini oluşturmaya başladı. Bütün dünya internet furyasına kendisini kaptırdı. Türkiye’de ise bunun yansımaları ufak ufak hissediliyordu. Şu bir gerçek ki internetin hayatımıza çok derin bir yere sahip olacağını öngörmek için kahin olmaya gerek yoktu. İnternetin hayatımızla beraber şirketleri değiştireceği ve yeni şirketler ortaya çıkaracağı belliydi. Bunu bir fırsat olarak değerlendirdim ve sadece internet yatırımlarına yönelik olarak iLab’ı kurmaya karar verdim.

Süreç nasıl gelişti?
Batı’da bu tip yatırımlar yapan risk sermeyesi şirketlerinin yapılarının nasıl olduğunu inceledim ve buna benzer bir yapı kurmaya çalıştım. Batı’daki şirketlerin içlerinde çok farklı geçmişleri olan, çeşitli fonksiyonel grupları içeren bireylerden oluştuğunu gördüm. İnsan kaynakları, teknoloji, finans, pazarlama gibi sektör geçmişleri oluşan takımlar vardı ve ben de buna göre bir ekip kurmaya çalıştım. Çok başarılı bir ekip ortaya çıktı. Örneğin Vodafone CEO’su Gökhan Öğüt, bizim pazarlamadan sorumlu direktörümüzdü. Şu an Vodafone çalışanı olan bazı arkadaşlarımız teknolojiden sorumlu direktörlerimizdi.

Kuruluş aşamasında ne gibi sıkıntılar yaşadınız?
Türkiye’de, ADSL’in 2006 yılında devreye girmesine kadar internet kullanımı yavaş ilerledi. Ondan önce Amerika’da, 2000 yılında internet hisse senetlerinin çökmesiyle insanların kafasında pek çok soru işaret oluştu. Bunun geçici bir heves olup olmadığı konusunda tartışmalar gündeme geldi. Bu durum bizim yüksek hedeflerimizin yavaşlamasına sebep oldu. Bu alanda başarılı iş modellerinin oluşmasının zaman alacağını fark ettik. Lansmanını yapacağımız 7-8 şirket olacak diye yola çıkmıştık, ancak bu yatırımları gerçekleştirecek bir resim olmadığını gördük. Bu yüzden de iki şirkette kaldık. Zorlandığımız nokta internet adaptasyonunun yavaş ilerlemesi oldu. Şirketlerimizin ivme kazanması, 2006-2010 yıllarında gerçekleşti. Türkiye’de internet dünyasının gerçek anlamda yeni başladığını söyleyebiliriz.

İlk yatırımınızı Kariyer.net’e yaptınız. Bu kararı nasıl verdiniz?
Bugün bu kararları vermek daha zor olabilir, ancak o zamanın şartlarını değerlendirdiğimizde Kariyer. net’i seçmek çok kolaydı. İş bulmak için insanların tercih ettiği en önemli mecranın gazeteler olduğu bir ortamda, bu girişimin görülmemesi imkansızdı. Kariyer.net çok akıllıca bir hamle yaptı ve bir gazeteyle anlaşarak iş bulma sayfalarında hafta sonları kendi ilanlarını yayımladı. Bu benim çok dikkatimi çekti. Henüz iLab’ı kurmadan gidip ekiple görüştüm ve ortak olmak istediğimi söyledim. iLab projemden de bahsettim ve ileride iLab Holding bünyesinde devam edeceğimizi belirttim. Yüzde 32 ortak oldum. Kariyer.net yatırımından 3-4 ay sonra kurduğum iLab, o dönem için yepyeni bir konseptti.

Girişimci Kimdir?
l. Girişimci, işe “Ya tutarsa” düşüncesiyle değil, “Bu iş olacak” diye başlamalı. Fikrini hayata geçirmek için her şeyini ortaya koyan ve buna rağmen başarısız olmayı göze alabilen kişi, iyi bir girişimcidir.

2. Girişimci, bir problemi çözmek için üretim yapan ve çabuk vazgeçmeyen kişidir. Hem maddi hem manevi anlamda kişisel özverilerde bulunabilmelidir.

3. Girişimci olmayı, sadece para kazanmak olarak görmemesi lazım. Ayrıca “Benim iyi bir fikrim var, bana biri para verirse bunu yaparım” diyen kişiden girişimci olmaz. “Çok iyi bir fikrim var ve ben bunu yapmak için arabamı satacağım” diyen kişi

4. Girişimcilik hobi değildir. İşi hayata geçirdikten sonra ona odaklanmak ve tüm enerjiyi o fikre ayırmak gerekir. Gündüzleri var olan işinde çalışıp akşamları bir şeyler yapmaya uğraşmakla girişimci olunmaz.

5 YIL SONRA CİRONUZ NE OLUR?
Önümüzdeki 5 yılda ciromuzun 800 milyon TL olacağını düşünüyoruz.

Mustafa Say

Mustafa Say

“ORİJİNAL FİKİRLER TASARLANMALI”
GLOBALİ DÜŞÜNMEK: Türkiye’de bu zamana kadar, genellikle yurtdışında başarılı olmuş modellerin adaptasyonlarını gördük. Girişimlerin büyük ölçüde e-ticarete yoğunlaşması, bu adaptasyonları çoğalttı. İnsanların e-ticarete yönlenmesini eleştirmiyorum, ihtiyaçlar bu doğrultuda şekillendirdi. Ancak artık taklitlerden ziyade orijinal fikirler tasarlayıp global çözümleri düşünmek gerekiyor.

ODAKLANMA ŞART: Global girişimlerin yapılmaması için bir neden yok ama her şeyde olduğu gibi burada da ciddi bir odaklanma gerekiyor. Girişimcilerin bunu baştan algılayıp oyun planlarını buna göre kurgulamaları lazım. Devlet şu anda sunmuş olduğu imkanları buna göre düzenlemeli. Ben çeşitli ortamlarda, işlerini daha şimdiden global ortama taşımayı ve müşterilere o şekilde yaklaşmayı hedefleyen girişimcilerimiz olduğunu görüyorum.

NASIL KARAR VERİYOR?
MAYA TUTMALI: Genel olarak ivmelenmiş şirketlere yatırım yapıyoruz. Bu, illa büyüme aşamasında yatırım yapmak anlamına gelmiyor. Bizim görmek istediğimiz yoğurdun mayasının tutmuş olması, ilk müşterilerin elde edilmesi ve ilk satışların yapılmış olması.

İKİ KRİTER: Onun dışında girişimci ve fikir bizim için ayrı ayrı iki kriter. Fikir çok iyi olabilir ama takım o fikir için yeterli olmayabilir. Ya da girişimciler çok iyidir ama fikirleri yanlıştır. Bu ikisi işin eşit derecede önemli iki ayağını oluşturuyor.

Yaptığınız yatırımlar dışında bir de kendi girişiminiz olan Sigortam.net var. Bu fikir nasıl oluştu, şirketleşti? Başka fikirleriniz de var mı?
Sigortam.net, benim fikrimdi ve takımı da ben oluşturdum. Başında kendim bulunmuyorum ama operasyonlarını çok yakından takip ediyorum. Bu anlamda çok emeğimin geçtiği bir iş ve fikir babası olarak da duygusal bir bağım var. İnternetin en önemli avantajlarından biri hayatı kolaylaştırması… Sigortam. net’i de hayatı kolaylaştıracak bir çözüm olarak gördük. Türkiye’de çok fazla sigorta şirketi var. İnternet olmayan bir ortamda insanlar önlerine ilk çıkan şirkete giderek doğru bir karar verip vermediklerine emin olamıyor. Ya da çok büyük zaman harcayarak bütün şirketleri arıyor, fiyat topluyor ve poliçe içeriklerini anlamaya çalışıyor. Sigorta sektörü, bu açıdan çok büyük avantajdı. Başka bir girişim yapmayı düşünmüyorum.

Mustafa SayNe kadarlık bir yatırımla Sigortam.net’i kurdunuz?
2000’den bu zamana kadar yaptığımız yatırımların tutarı 30 milyon doları aştı. Şu anda Türkiye’de bireysel poliçe satan aracılar arasında birinci şirket durumunda. Her yıl yüzde 50 büyüme gösteriyor ve 100 milyon TL’nin üzerinde ciromuz var. İşe ilk başladığımda her şeyin elektronik ortamda olacağı fikriyle yola çıktım. Bu aynı zamanda maliyetleri de düşüren kârlı bir iş olabilirdi. Ancak işin içine girdiğimizde gördük ki müşteri insan dokunuşuna ihtiyaç duyuyor. Onun için iş modelini değiştirdik. Müşteriler internet üzerinden fiyat ve içerik mukayesesi yapıyor. Satışlarımızın çoğunu telefonla gerçekleştiriyoruz. Bu daha etkili bir yöntem, çünkü insanlar hasar gibi bir ihtiyaç anında karşısında muhatap görmek istiyor.

Yıldız yatırımlarınızdan biri de Gittigidiyor. com. Şirketin e-Bay’e satılması konusunda ne düşünüyorsunuz?
Aslında bu konuda hislerim biraz karışık… Bu bir taraftan çok iyi bir gelişme, çünkü e-Bay gibi önemli bir şirket Türkiye’ye geldi. Türkiye’den başarılı girişimlerin çıkmasının en önemli göstergelerinden biri oldu. Fakat bir yandan böyle bir pazaryerinin Türklerin elinde kalmasını daha çok isterdim. Bununla ilgili olarak şirketin tamamını satın alma girişiminde bulunduk ama gerçekleşmedi. Yine de elbette böyle bir başarıdan dolayı gurur duyuyor ve Gittigidiyor’un başarılı çizgisini devam ettirmesini istiyoruz.

Hangi alanlarda, hangi iş modellerinde gelecek görüyorsunuz?
Kategorik olarak şu iş modeli demek çok zor. Bu girişimciye bağlı bir iş. Ancak e-ticarete yatırım yapmayacağız diyemem ama orada daha dikkatli olacağımızı söyleyebilirim. Çünkü artık büyük oyuncuların olduğu bir sektör haline geldi. Ama çok niş bir alana çözüm getiren e-ticaret fikriyle karşılaştığımızda da elbette değerlendiririz. Bunun dışında emlak sektörünün çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bu düşünceyle iyi bir değer yaratacağına inandığımız Emlak. jet’e yatırım yaptık.

Önümüzdeki 5-10 yıl içinde iLab’ı nerede görmek istiyorsunuz?
2015 yılı için 200 milyon TL’nin üzerinde ciro hedefliyoruz. Önümüzdeki 5 yılda da ciromuzun 800 milyon TL olacağını düşünüyoruz. Bünyemizde farklı evrelerde şirketlerimiz var. Bunların bazıları yüzde 20, bazıları yüzde 50, bazılarıysa yüzde 80 büyüyor. Geçen yılki ortalama büyümemiz yüzde 35 civarında. Yatırımlarımız hem Türkiye hem yurtdışında olacak. Şu anda üzerinde çalışıyoruz. iLab’ı Türkiye’nin yegane internet platform şirketi olarak görmek istiyoruz.

YATIRIMLARDA HEDEF NERESİ?
Yatırımlarımız hem Türkiye hem yurtdışında olacak. Şu anda üzerinde çalışıyoruz.

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.