“Dijitalleşmede LİDER olacağız”


Penta Teknoloji, 26 yıl önce 5 genç tarafından sadece 10 bin dolar sermayeyle kuruldu. Bilgisayar ürünleri satışını internete taşıyarak bir ilki gerçekleştirdi. Yıldız Holding’le yaptığı ortaklıkla da önemli bir dönüm noktası yaşadı. Bugün Penta, sektörünün en büyük ilk iki şirketinden biri. Geçtiğimiz yıl ciroda 1,5 milyar tl’yi aşan şirketin bundan sonraki hedefi dijitalleşmede Türkiye’nin lideri olmak. Penta Teknoloji Genel Müdürü Mürsel Özçelik, “Dijital dağıtıcılık işinde hem öncü hem en büyüklerden biri olacağız. İkinci hedefimiz de globalleşmek” diyor.

Penta Teknoloji, bilgisayar mühendisi 5 arkadaşın 10 bin dolar sermayeyle kurduğu bir şirket. 1990’da hayata geçen şirket, ilk yıllarda bilgisayar ürünleri alım satımı yapıyordu. 1997 sonrasında internet kullanımının yaygınlaşmaya başlamasıyla Penta, B2B ticareti internete taşıdı. Dönemine göre oldukça öncü olan bu hamle Penta’yı sonraki yıllarda hızla büyüttü. 2006-2009 yıllarında Deloitte’un Fast50 listesinde en hızlı büyüyen ilk 3 şirket arasında yer aldı. 2010 yılında ise Yıldız Holding, Penta Teknoloji’ye ortak oldu. Bu ortaklığın kattığı güçle şirket, BT ürünleri dağıtımında en büyük iki şirketten biri haline geldi. Rakamlarla konuşacak olursak, 2001 yılında 20 milyon dolar cirolu Penta Teknoloji, 2006 yılında 300 milyon dolar ciroya ulaştı. Geçtiğimiz yıl da ciroda 1,5 milyar TL’yi aştı. Penta Teknoloji Genel Müdürü Mürsel Özçelik, bundan sonraki hedeflerini dijitalleşmede Türkiye’nin lider şirketi olmak olarak açıklıyor. İkinci önemli hedeflerinin de globalleşmek olduğunu belirtiyor. Penta Teknoloji Genel Müdürü Mürsel Özçelik ile bir start up’tan bir deve dönüşme hikayelerini konuştuk:

Penta’yı nasıl kurdunuz?
Penta Teknoloji’yi 5 ortak, İTÜ Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nden 1990 yılında mezun olduğumuzda kurduk. Zamanla 2 arkadaşımız aramızdan ayrıldı ve 3 arkadaş olarak yola devam ettik. 2010’dan sonra Yıldız Holding ortaklığının yanı sıra ortaklarımıza 1 kişi daha eklendi. İlk kurduğumuzda hedefimiz, bilgisayar sektöründe ürün alıp satan bir şirket olmaktı. Yani şirketlere ürünle beraber kurulum sağlıyorduk. 1993’te bilgisayar malzemeleri toptan işine döndük. 1997’de distribütörlükleri işe katmaya başladık. 1998 yılına geldiğimizde hepimiz evli ve çocuklu olmuştuk. 30 yaşına kadar bayağı bir yol kat etmiştik. İlk 7 yıl işi çevirmek ve hayata odaklanmakla geçti.

NASIL BÜYÜYECEK?
“İŞİMİZİ B2B’YE TAŞIDIK” Bu işi dijitalleştirmek istiyoruz. İşimizi dijitalleştirmeye 1997 yılında başladık. Daha Türkiye’de B2B konuşulmazken işimizi B2B’ye taşıdık. Bugün geldiğimiz noktada da Penta’nın ilk süreçleri ve müşteri ilişkileri dahil birçok konuyu dijital ortamda ve çok hızlı çözmeye çalışıyoruz.

“RAKİPLERİMİZ ÇOK GÜÇLÜ” Geçen yıl Türkiye’nin en dijital toptancısı seçildik. Şu anda hedefimiz dijitalleşmede Türkiye’nin lideri olmak. Ama burada rakiplerimiz çok güçlü. Buna rağmen Penta’nın dijitalleşme endeksi bankacılık ortalamasının üstünde. Önümüzdeki süreçte dijitalleşmeyle büyümeyi düşünüyoruz. Özellikle dağıtım işi dijital dağıtıcılığa doğru kayıyor. Dijital dağıtıcılık işinde hem öncü hem en büyüklerden biri olacağız. İkinci hedefimiz de globalleşmek.

15 YILDA NE KADAR BÜYÜDÜNÜZ?
2000 yılına göre Penta Teknoloji yaklaşık 20 kat büyüdü.

“BAŞARININ PEŞİNDEN KOŞUN”

GETİRİ DENGESİ Bir start up olarak başarılı olmada en önemli kriter ticaret bilgisi. Bir start up’ın planlamayı, yatırımı ve faydayı üretmeyi bilmesi gerekiyor. Bu fayda paraya dönüştürülmeli ve harcadığınız parayla getiri dengesini doğru kurmalısınız. Birçok fikir, doğru ticari koşullarda kurulmadığı için batıyor. Birileri ondan sonra gelip başarıyor. Başarının temeli para kazanmaktan geçiyor.

HER ŞEY HESAPLANMALI Yatırım planına kadar her şey hesaplanmalı. Ben bu işe ne kadar yatırım yapacağım, ne kadar emek vereceğim, bunun kime ne faydası olacak sorularına yanıt vermek gerekiyor. Birçok fikir vardır ama hiç ticari değildir. Ticariden kastım, kâr üretebilecek bir iş olması. Bir de hakikaten çalışmak gerekiyor. İyi niyetle çok çalışmak ve en iyisini yapmak şart. Başarılı olmak için ya işinizi seveceksiniz ya sevdiğiniz işi yapacaksınız. Paranın değil, başarının peşinde koşacaksınız. Para zaten peşinden gelir. Salt paraya odaklandığınız zaman hiçbir şey olmuyor.

İlk dönemler işi nasıl finanse ettiniz?
Aileden hiçbir destek yoktu. Şirket, ailelerden paralar alınarak kurulmadı. Son sınıfta özel derslerden biriktirdiğim 2 bin doları işe kattım. Yani adam başı 2-3 bin dolar koyarak toplamda 10 bin dolarla işi kurduk. Sonrasında da işi tamamen kazandıklarımızla ilerlettik.

Kendi işinizi kurmadan önce başka bir iş yerinde deneyim edindiniz mi?
Şirketi kurmadan önce 3 aylığına bir yerde çalıştım. Bize göre değildi. Ben o işi kendime uygun bulmadığım için kendi işimi yapmaya karar verdim.

Peki şirket dönüm noktalarını ne zaman yaşadı?
1997 sonrası bizim için dönüm noktası oldu. İnternetin kullanılabilir olması ve bizim Türkiye’nin ilk B2B sitesini yapmamız çok hızlı büyümemizi sağladı. İlk olmak bence önemliydi. B2B ticaretimizi internete taşıdık. Ürünlerimizi internetten bayilerimize gösteriyorduk. Sipariş alma işini internete taşıdık. Kredi kartıyla internetten ödeme imkanı verdik. O zamanlar çok erkendi. Kendi mesleğimiz olduğu için yatırım yapmadık. Kendi zamanımızı verip bu sistemi kurduk. Tamamen iç kaynaklarla yaptığımız bir işti. O zamanlar bankacılık sektöründe internet bankacılığı çok yeniydi. Biz de bu işin önde gelenleriyle yaşıtız. 2006 yılına geldiğimizde bu sayede Türkiye’de Deloitte’un araştırmalarında Fast 50’ye girdik. En hızlı büyüyen ilk 50 şirket içinde 3’üncü olmuştuk. Bu 3 yıl devam etti. Bu tamamen bizim süreçlerimizi internete taşımamızdan, yeni distribütörlük almamızdan ve kazandıklarımızı şirketin içinde bırakıp sermayeyi güçlendirmemizden kaynaklanıyor. Başlangıçta kurulduğunda 1-1,5 milyon dolar ciro yapan şirket, 2001 yılında 20 milyon dolar ciro, 2006’da 300 milyon dolar ciro yapar oldu. 2010 yılında Yıldız Holding ortaklığı devreye girdi. Ortaklıktan sonra BT ürünleri dağıtımı bazında sektörün ilk iki oyuncusundan biri olduk. Geçen yılki ciromuz TL bazında 1,5 milyar TL’yi geçti. Bu yıl da yaklaşık 2 milyar TL ciromuz olacağa benziyor.

Yıldız Holding bünyesine katıldıktan sonra şirketinizde ne gibi değişimler oldu?
3 ortağın yönetiminde patron şirketiyken daha kurumsal bir şirket haline geldik. Biz de kurumsallaşma anlamında çalışmalar yapmıştık. Ama burada finansal raporlandırmalar ve değerlendirmeler, şirketin net durumunu çok daha iyi görmek adına bizim için çok önemli oldu. Penta, mühendislerin yönettiği bir şirketti ve biz işletme eğitimi almamıştık. İşletme eğitimini burada aldık. Start up kurmak isteyen gençlere mutlaka işletme ve finans eğitimi almalarını tavsiye ederim. Ne yaparsanız yapın mutlaka yüksek lisans da yapın. Eğer teknik değil yönetim tarafındaysanız yüksek lisans yapmalısınız ve içeriği MBA, finans ve ekonomi olmalı.

Sıfırdan başarılı bir şirket yarattınız. Peki tüm bu süreçte hiç umutsuzluğa kapıldığınız ve yapamıyoruz dediğiniz anlar oldu mu?
Biz bu işe ölçek olarak çok küçük başladık. Bu nedenle beklentilerimiz de küçüktü. Bizler de krizler gördük, etkilendik. Küçüktük ve kredi kullanmadığımız dönemlerdi. Ama hiç umutsuzluğa kapılmadık, yolumuza devam ettik.

SATIN ALMA PLANI OLACAK MI?
Şirketi değerli olan, iyi iş yapan ama işi büyütmek için finansman ihtiyacı duyan şirketleri değerlendirmeyi düşünüyoruz.

“İHTİYAÇ ANALİZİ YAPILMALI”

NEDEN YILDIZ HOLDİNG? Biz çok küçükken büyüdük. Ama öyle bir noktaya geldik ki işler çok büyüdü, iş iyice finansmana dayandığı ve sektörde birleşmelerin önü açıldığı zaman Yıldız Holding’i tercih ettik. Zaten iş ticari olunca, bir fayda sağlayınca yatırımcılar yatırım yapıyor. Melek yatırımcılar da var. Yıldız Holding de bu tarz şirketlere bir şekilde finansman sağlıyor.

İŞLETME EKSİKLİĞİ Start up’lara öncelikle başlangıç için mutlaka destek lazım. Start up’ların ihtiyacı nedir diye bakıldığı zaman onlara fikir verecek danışmanlar öne çıkıyor. Melek yatırımcıların sadece yatırımcı gözüyle değil, şirketin içine girip o şirketi irdeleyerek destek olmaları önemli. Start up’lar mutlaka tartılmalı. Ticari olarak ihtiyaç analizleri yapılmalı. Rakipleri var mı? Alanlarında ilk mi? İnsanlar buna para verir mi? Fikir üreten insanların işletme eksikliği olabilir. Yatırımcıların bu konuya da eğilmesi gerek.

İlk kurulduğunuzda bu noktada olmayı hayal etmiş miydiniz?
Tabii ki hayır. Tek odaklandığımız konu, ne iş yapıyorsak onu en iyi şekilde yapmaktı. İşimizi en iyi yaptığımız sürece kapılar açıldı. Çok daha iyi yerlerde de olabilirdik. Yani 2007- 2008 yılında şirketi borsaya açmış olsaydık muhtemelen bugün şu andakinden daha iyi bir pozisyondaydık. Ama bunlar tamamen kısmet. Penta olarak baktığımızda, Yıldız Holding ile birleşmemiz bizi çok güçlü bir yere taşıdı.

Bundan sonra hedefinizde neler var?
Bundan sonra borsaya açılmayı hedefliyoruz. Sektörümüzde birleşmelerin önü açık, farklı şirketler alabiliriz. Şirketi değerli olan, iyi iş yapan ama işi büyütmesi için finansman ihtiyacı duyan şirketleri değerlendirmeyi düşünüyoruz.

Sizin şirketi kurduğunuz dönemle bugünü kıyasladığınızda bir start up’la yola çıkmak ve onu başarıya ulaştırmak o dönem mi daha zordu bugün mü daha zor görünüyor?
Bugün start up olarak yola çıkmak bizim zamanımıza göre hem daha kolay hem daha zor. Örneğin internet üzerinden bir şeyler üretmek ve talep oluşturmak çok kolay olabiliyor. Öte yandan rekabetin çok yoğun olduğu bir dönemdeyiz. 1980 sonrasında ekonominin gelişmeye başladığı bir dönemde işimizi kurmuştuk. 2000 sonrasında ülkenin hızlı büyümesiyle şirketimizi hızla büyüttük. Türkiye ekonomisi son 15 yılda çok büyüdü. 2000 yılına göre Penta yaklaşık 20 kat büyüdü.

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.