“Gerçek değişimi getiren monopolün keyfini sürer”


Blake Masters

Blake Masters

Peter Thiel, girişim dünyasında bir efsane. PayPal’ın kurucusu Thiel, Facebook’un da ilk yatırımcısı. Peter Thiel, öğrencisi Blake Masters ile Stanford’daki ders notlarından oluşan bir kitap yazdı. Thiel ve Masters, girişimcilere bilinenin tersine rekabetten uzak durmalarını, hatta monopol kurmalarını öğütlüyor. “İlk kural, her start up küçük bir pazarla işe başlamalı” diyorlar.

Söyleşi / Blake Masters
ELÇİN CİRİK
ecirik@capital.com.tr

İLK KURAL NEDİR?
İlk kural, küçük bir pazarla işe başlamak. Küçük bir alanı domine etmek daha kolay.

İş dünyasında her an bir kez gerçekleşiyor. Bir sonraki Bill Gates, bir işletim sistemi kurmayacak. Bir sonraki Larry Page ve ya Sergey Brin, yeni bir arama motoru geliştirmeyecek. Aynı şekilde bir Mark Zuckerberg çıkıp bir sosyal network yaratmayacak. Eğer bu isimleri kopyalıyorsanız onlardan bir şey öğrenmiyorsunuz demektir.” Silikon Vadisi’nin efsane isimlerinden Peter Thiel, girişimcilere “Zero to One” kitabının girişinde böyle sesleniyor.

Peter Thiel, gerçekten girişimcilik dünyasında ders alınması gereken isimlerden biri… PayPal ve Palantir Kurucusu Thiel, Facebook’un da ilk yatırımcısı. Aynı şekilde SpaceX ve LinkedIn’e de ilk yatırım yapanlardan biri. Silicon Valley dizisinde bile ondan esinlenen bir karakter dikkati çekiyor. Kurduğu Thiel Fellowship ile üniversite öncesinde gençleri girişimci olmaları için cesaretlendiriyor. “Zero to One” kitabı da Thiel’in 2012 yılında Stanford’da verdiği ve öğrencisi Blake Masters’ın tuttuğu ders notlarından oluşuyor. Peter Thiel, girişimci olmak isteyenlere tekrarlanan, esinlenilen girişimler yerine sıfırdan bir fikirden doğan, kendi varlığını kanıtlayan girişimlerin yolunu gösteriyor. Thiel, pek çok doğru bildiğimiz iş dünyası kuralının girişimler söz konusu olduğunda nasıl tersine döndüğünü de gözler önüne seriyor. Örneğin Thiel’e göre rekabet yıkıcı, her girişimin küçük bir pazarda mümkün olduğunca rekabetten kaçarak doğması gerekiyor. Thiel, nişi keşfedip monopol kurmanın avantajlarının şirketi daha büyük denizlere açacağını da düşünüyor.

Thiel’in notlarını kitaplaştıran yazar Blake Masters ile girişimciliğe giden sırları konuştuk:

Kitapta girişimcilerin yeni düşünme biçimine sahip olması gerektiğini belirtiyorsunuz. Girişimciler, bu yeni düşünme yolunu nasıl bulabilir?
Daha cesur düşünmeye başlamamız lazım. Eski fikirlerin tekrarından kurtularak büyük sorunlara, açık bir vizyonla bakmak gerekiyor. Tesla buna iyi bir örnek. Elon Musk’ın Tesla’yı yaratmadaki amacı asla biraz daha iyi bir elektrikli araba üretmek değildi. O, otomotiv alanında yepyeni bir alan yaratmak istedi. İşte bunun gibi düşünerek girişimlere başlamalı.

blake-masters2

Peki girişimcilerin işe ilk başlarken göz önüne alması gereken en önemli noktalar neler?
Girişimciler kendilerine üç soru sormalı: Yaptığım bu iş özgün mü? Değer yaratan bir iş mi? Gerçekten ben bu işi yapabilecek miyim? Bunlar birbirinden çok farklı sorular. Bir girişime hayat verirken bu üç soruya da girişimci olarak “Evet” yanıtını vermeniz gerek. Ancak bu şekilde işiniz tutar ve yaşar.

Kitabınızda her girişimcinin kendine sorması gereken bazı ters köşe sorular olduğunu yazıyorsunuz. Ne tip sorulardan bahsediyoruz? Hangi soruları gözden kaçırmamalıyız?
En önemli konu, rekabeti görmezden gelmemeyi hatırlamak. Rekabet olgusu, girişimler için çok hassas bir nokta. Biliyorum bu genel düşünülenin tersine olacak, çünkü biz hep aklımızda rekabetle başarıyı birleştiririz. Her yarışmada/rekabette kazanan, en ateşli ve sert şekilde rekabet edendir, biz bu şekilde düşünürüz. Ama aslında iş dünyasında rekabet, bizi asıl önemli olan öğeden uzak tutar. Eğer rakiplerinizin ne yaptığına odaklanırsanız siz kendinizin bu dünyada özgün olarak ne yapabileceğinizi, nasıl fark yaratacağınızı kaçırırsınız. İşte tehlike bu…

Yine kitapta “İşe başlarken en kötü plan bile plansızlıktan iyidir” diyorsunuz. Neden? Girişimcilere başarılı bir iş planı oluşturmaları için öneride bulunur musunuz?
Her iş planı, her bir şirket için özel olarak tasarlanır. Sizin şirketinizde başarılı olan bir iş planı, diğer bir girişim için tamamen yanlış olabilir. Aslında farklı zaman dilimleri için plan yapmak çok işe yarar. Belki başta bir aylık bir iş planı kurarsınız, sonra 6 aylık ya da daha soyut olmasına rağmen 5 yıllık bir plan oluşturursunuz. Sonuçta planlar değişir, bu farklı zaman dilimleri içinde işin gelişimine göre siz de değişim yapabilirsiniz. Ama en baştan kendinize bir iş planı yapmazsanız gerçeklikten tamamen kopmayı göze alıyorsunuz demektir. Onun için her plan, kötü bile olsa plansızlıktan iyidir.

KRİTİK SORU
AÇIK VİZYONLA DÜŞÜNME Peter Thiel’in iş görüşmelerinde sorduğu ilk soru bu: “Çok az kişinin sizinle hemfikir olduğuna inandığınız en önemli gerçek ne?” Bu soru açık vizyonla düşünmeye, geleceği değerlendirmeye teşvik ediyor.

SIÇRAMALAR TEKNOLOJİDE Geleceğin şekillenmesinde yatay ve dikey ilerlemeler söz konusu. Yatay ilerleme, globalizasyonun etkisiyle yapılmış bir buluşun yenilenerek dünyanın farklı yerlerinde farklı şekillerde kopya edilmesi. Oysa dikey ilerlemeler yani sıçramalar dünyayı, sektörü kökten değiştiriyor. Bu tip sıfırdan bire giden sıçramalarda en kritik nokta, teknoloji. Dikey büyümeyi getiren teknoloji oluyor.

BENİM YANITIM Çoğu insan dünyadaki ilerlemeyi globalizasyonun getireceğini düşünüyor ama ben teknolojinin daha önemli bir etken olacağı kanısındayım. Kendi soruma da yanıtım bu olurdu. Bugün zorluk, 21. yüzyılı bir öncekinden daha huzurlu ve daha zengin yapacak yeni teknolojiyi yaratmak.

GELECEK NEREDE? İşte bunun için de start up’lar gerekiyor. Aynı hedefe sahip az sayıda kişinin oluşturduğu girişimler, yeni teknoloji yaratmak için biçilmiş kaftan. Yeni bir şirketin en önemli gücü yeni düşüncelere sahip olmasıdır. Bu nedenle girişimcilerin kabul edilen fikirleri sorgulaması ve sıfırdan yeniden işi oluşturmaları gerekiyor.

“YENİ MONOPOL KURMANIN YOLLARI”
BAŞLANGIÇ Peki nasıl bir monopol kuracaksınız?
Marka, ölçek, network etkileri ve teknoloji bir monopolü oluşturan etkenler, ama bunların uyumla çalışması için gireceğiniz pazarı dikkatle seçmeli ve tasarlayarak büyümelisiniz. İlk kural, her start up küçük bir pazarla işe başlamalı. Nedeni basit, küçük bir alanı domine etmek büyük olandan daha kolaydır. Bir kere bu niş pazarı domine ettiniz mi bağlantılı ve biraz daha uzak pazarlara doğru genişleyebilirsiniz. Amazon bunun en iyi örneği, Jeff Bezos her şeyi online satmak istiyordu ama işe kitaplarla başladı.

YIKICI OLMAYIN Yıkıcı olmayın, bu rakipleri uyandıracaktır. Direkt olarak büyük bir şirketi rakip olarak belirlemeyin. Sonuncu ve en önemli konu, ilk değil son hareket eden olun. Bir pazara ilk girmek taktiktir. Ama son giren ve asıl değişimi getiren olmak, daha önemlidir. Böylece yarattığınız monopolün keyfini uzun süre sürebilirsiniz.

PARA PARAYI ÇEKER Para parayı çeker. Parayı izlemek, güç yasasını harekete geçiriyor. Bazı girişimler daha kuruluş aşamasında, önemli büyümeye aday şirketlere yatırım yapan risk sermayesi şirketlerle anlaşıyor. Bunların içinden bazıları beklenenin de üstünde büyüyerek güçlü gelir yaratıyor. Pek çok şirket ise risk sermayedarlarına bile gerek duymuyor. Her risk sermayedarının anlamakta zorlandığı bir şey var: Biz girişimciler normal bir dünyada yaşamıyoruz, girişimciler güç yasasına göre yaşıyor. Para her aşamada gelebiliyor.

Peter Thiel

Peter Thiel

HANGİ ŞİRKETLER MUTLU?
Farklı ve daha önce çözülmemiş bir soruna çözüm getirerek kendi monopolünü yaratan şirketler mutludur.

Deneyimlerinize göre başarılı bir start up’ın formülü nedir?
Böyle bir formül yok. En başarılı girişimler, yeni bir şeyler yaratanlardır. Sıfırdan, daha önce pazarda olmayanı ortaya koyan girişimler başarılı olur. Ama sadece bu da yetmez. Başarılı girişimleri bir reçete olarak yazmak mümkün değil. Bu kitaptan alınacak 5 ders var: Rekabet etmeyin. İşte birebir izleyeceğiniz bir başarısı reçetesi yok, tersini söyleyen yalan söylüyordur. Satış, şirketin yaşaması için çoğu insanın düşündüğünden daha önemlidir. Buluş zamanları önemlidir, bir girişimi doğru başlatmak için tek bir fırsatınız vardır. Son olarak, cesur düşünün, cesur davranın. Daha iyi bir gelecek kendi kendine oluşmayacak, bizim onu yaratmamız lazım.

Girişimcilerin öykülerinde genelde arkadaşların iş kurduklarını görüyoruz. Arkadaşlarla girişime girmek gerçekten iyi bir fikir mi?
Arkadaşlarla çalışmak iyidir hatta bazı durumlarda zorunlu bile olabilir. Yeni bir şeyi yaratmak ve işler duruma getirmek zor bir uğraş. Evet, iş kurarken akıllı insanlarla çalışmamız lazım. Ama daha çok ihtiyaç duyduğumuz şey aynı vizyonu paylaştığımız akıllı insanlarla çalışmak. Bunu yapmak, belli bir hedefe birlikte kilitlenmek arkadaşlarla daha kolay olur diye düşünüyorum.

Tersten sorarsak… Girişimcilerin sıklıkla içine düştüğü yanlışlar neler?
Çoğu girişimci, faaliyet göstermek için çok büyük bir pazarı seçerek hata yapıyor. Büyük pazara girerek işe baştan yanlış başlıyorlar. Büyük pazarlar çok büyük fırsatlar sunuyor gibi görünebilir ama bu cazibe sadece girişimcilerin gözünü boyar. Aslında büyük pazar, inanılmaz rekabet anlamına gelir. Düşünün sizinki gibi farklı girişimciler de aynı fırsatın peşindeyse şirketinizin kendini farklılaştırmak ve başarmak için çok az bir olasılığı olur.

monopol2Yani rekabet ortamı, start up’lar için çok önemli…
Tabii, yeni kurulan şirketlerin rekabette nasıl sivrileceğini düşünmek yerine rekabetten nasıl kaçınacağına kafa yorması lazım. Rekabet yeni kurulan şirketler için iyi değildir. Günümüzde “yıkıcı inovasyon” çok popüler bir konsept haline geldi ama aslında bu terim, başta mevcut büyük şirketlerin daha küçük ve hızlı şirketlerin yarattığı tehditleri nasıl etkisiz hale getireceği üzerine yaratıldı. Rekabetçi ya da sektörde yıkıcı bir değişim yaratma iddiasında olan start up’lar, bir süre sonra kendilerini rakiplerinin terimleriyle ifade eder hale geliyor. Sektöre yeni ve değerli bir ürün ya da hizmet sunmaktan çıkıyorlar, rakiplerin onlara tanımladıklarını sektörde, bulabildikleri kadar alanda yer alıyorlar.

Siz genel kanının aksine rekabetin olmadığı monopol yapıları seviyorsunuz. Rekabetin verimlilik ve inovasyonu artırdığı düşünülürken nasıl monopoller daha iyi olabiliyor?
Monopoller, hiçbir şeyin değişmediği, yeniliğin olmadığı durgun pazarlarda sahip oldukları kötü ünü hak ediyor. Ama teknoloji, dinamik bir sektör. Teknoloji alanında kurulan monopoller, tüm dünya ve iş dünyası için iyi. Çünkü daha önce kimsenin aklına bile gelmeyen yepyeni bir kulvar, iş ve ihtiyaç yaratıyorlar.

Örneğin Apple’a bakın… iPhone’u yaratarak Apple, akıllı telefon kategorisinde ilki getiren ve hala gayet iyi işleyen bir monopol kurdu. Bu monopol tabii ki sürekli olmayacak. Ama Apple uzun bir süre için monopol olmanın keyfini yaşayacak ve dünyada tüm kullanıcılar da yeni, dönüştürücü bir teknolojiden yararlanma fırsatına sahip olacak.

Son sorum… Siz de kendi girişiminiz Judicata’yı kurdunuz ve Thiel’in de içinde olduğu yatırımcılardan yatırım topladınız. Sizin girişim süreciniz nasıl oldu? Hukuğu bitirdiğimde bir arkadaşım, yasal araştırmalar üzerine bir şirket kurmayı düşündüğünü söyledi. Bu girişimi üç arkadaş konuşmaya başladık. Aylar sonrasında avukatlara internette daha kolay araştırma yapmalarını sağlayan, işlerini daha kolay ve iyi yapmalarını sağlayacak bir teknoloji şirketi kurmaya karar verdik.

“GİRİŞİMCİLERİN 4 DOĞRUSU”
KÂR ETMEK ŞART Girişim dünyasında şunu da unutmamak lazım; her mutlu şirket birbirinden farklıdır. Ayrıca şirketin yaşaması için kâr etmesi lazım. Örneğin Amerika’daki havayolları şirketlerinin 2012’de 160 milyar dolar ciroya rağmen yolcu başına kazancı 37 sentti. Oysa Google’da aynı yıl 50 milyar dolar cironun yüzde 21’i kasada kalıyordu. Ekonomistler bu farkı, mükemmel rekabet veya monopol olmayla açıklıyor. Alınacak ders açık: Eğer sürekli değer yakalamak istiyorsanız, emtia haline gelmeyecek bir iş bulun.

HEPSİ FARKLI Bu yüzden her mutlu şirket birbirinden farklı. Her biri farklı ve daha önce çözülmemiş bir soruna çözüm getirerek kendi monopolünü yaratır. Tüm batan şirketler ise aynıdır, rekabetten kaçamadıkları için başarısız olurlar. Rekabeti iyi anlamak gerekiyor. Yaratıcı monopoller, herkesin yararlanabileceği yeni ürünler yaratır ve bunun için sürdürülebilir bir kâr getirir.

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.