“Global yatırımın kapısını aralıyoruz”


İTÜ ARI Teknokent, Türkiye’nin en gelişmiş teknoparkı. Yaptığı yatırımlarla yenilikçi şirketleri yurtdışına taşıyan teknopark, ilk olarak Chicago 1871’de ofis açtı. Sırada ise Boston, San Francisco, Dubai, Singapur, Şangay gibi teknolojinin kalbinin attığı merkezler var. Bu yıl yenilikçi şirketleri yurtdışına taşımak için 1,8 milyon TL harcayacaklarını söyleyen İTÜ ARI Teknokent Genel Müdürü Kenan Çolpan, “Türkiye’den çıkan girişimci teknoloji şirketleri, Amerika pazarının ve uluslararası yatırım almanın kapısını aralayacak” diye konuşuyor.

BURCU TUVAY  btuvay@ekonomist.com.tr

Kenan Çolpan

Kenan Çolpan

Türkiye’nin en gelişmiş teknoparkları arasında yer alan İTÜ ARI Teknokent, teknoloji girişimcilerini uluslararası pazarlarla buluşturuyor. Dünyanın en başarılı kuluçka merkezlerinden Chicago 1871’de ofis açan İTÜ ARI Teknokent, teknoloji üreten yenilikçi şirketleri yurtdışına taşımak için sadece bu yıl 1,8 milyon TL harcayarak onların yeni iş ortaklıkları kurmasını destekleyecek. Böylece Türkiye’den çıkan girişimci teknoloji şirketleri, Amerika pazarının ve uluslararası yatırım almanın kapısını aralayacak. İTÜ ARI Teknokent’in ofisini açtığı Chicago 1871, Amerika’nın önde gelen donanım, nano teknoloji, biyoteknoloji ve robotik girişimcilerinin yanı sıra Northwestern, Chicago ve Illinois üniversiteleri ve dünyaca ünlü Techstars kuluçka merkezlerine ve iş geliştirme ofislerine de ev sahipliği yapıyor. İTÜ ARI Teknokent Genel Müdürü Kenan Çolpan, bundan sonraki hedeflerinin Boston, San Francisco, Dubai, Singapur ve Şangay gibi teknolojinin kalbinin attığı yerlere ofis açmak olduğunu söylüyor. Bu yıl teknoparkın içerisinde iki yeni binanın daha temelini atacaklarını belirten Çolpan, “Bu iki binada start up şirketlerle melek yatırımcıları ve yatırım fonlarını buluşturacağız. Bunun için 50 milyon Euro yatırım yapılacak” diyor. Genel müdür Kenan

İTÜ ARI Teknokent, ne zaman kuruldu? Kaç şirket faaliyet gösteriyor? Teknokentimiz, 2002 yılında kuruldu. Faaliyete ise 2004 yılında geçti. Toplam 6 binamız var. 4 bin 500’ü AR-GE olmak üzere toplam 5 bin 200 personel istihdam ediliyor. 160 şirket faaliyet gösteriyor. Bu şirketlerin elde ettikleri toplam gelir 3 milyar TL’ye ulaştı. Birinci fazı bitirdik, ikinci faza geçtik. İlk fazda altyapıyı kurduk. Bize tahsis edilen arazilerin üzerine binaları inşa ettik.

global-yatirimin-kapisini-araliyoruz-3Yeni bina yatırımlarınız var mı?
İki bina daha yapacağız. Tamamen girişimcilik üzerine olacak. Start up’ların yanı sıra içerisinde melek yatırımcılar için de ofisler olacak. Özel yatırım fonlarının da gelmesini hedefliyoruz. İlk aşamada fikirlerin olacağı bir bina inşa edeceğiz. Bu iki binanın yatırımı 50 milyon Euro olacak. Projeleri çiziliyor. Bu binaların giriş katları interaktif olacak. Bir nevi otel lobileri gibi olmasını istiyoruz. Şirketlerin sohbet edebileceği bir ortam yaratacağız. Çünkü fikirler paylaşıldıkça buradan farklı bir sinerji çıkacağını düşünüyoruz. Buna göre en uygun mimariyi ortaya çıkarmaya çalışıyoruz. Bu yıl içerisinde temel atacağız. İki yıl içerisinde tamamlamayı hedefliyoruz.

Start up’lara ne gibi destekler sağlıyorsunuz?
İTÜ Çekirdek dediğimiz bir inkübasyon merkezimiz var. Mentorluk hizmetleri veriyoruz. Melek ağlarıyla buluşturmaya çalıştırıyoruz. Mal satabilecekleri şirketleri buraya getiriyoruz. Yurtdışına çıkarmaya çalışıyoruz. San Francisco’da belli bir süreliğine bir ofis kullandık. T Jump Kuluçka Merkezi’nden davet aldık görüştük. Görüşme yaptığımız yerler var. Şirketlerin ruhuna teknik olarak neresi uygunsa ona göre tercih yapacağız. Bu yıl içerisinde San Francisco’da bir merkez açacağız.

ABD’ye ilk açılımızı Chicago ile yaptınız. Bu merkeziniz hakkında bilgi verir misiniz?
Dünyanın en başarılı kuluçka merkezlerinden “Chicago 1871”in içinde ofis açtık. Teknoloji üreten yenilikçi şirketleri yurtdışına taşımak için sadece bu yıl 1,8 milyon TL harcayarak, girişimci şirketlerin yeni iş ortaklıkları kurmalarını destekleyeceğiz. Böylece Türkiye’den çıkan girişimci teknoloji şirketleri, Amerika pazarının ve uluslararası yatırım almanın kapısını aralayacak.

Bu merkezin ne gibi avantajları var? Uzmanlık sahaları neler?
Chicago 1871, Amerika’nın önde gelen donanım, nano teknoloji, biyoteknoloji ve robotik girişimcilerine en sahipliği yaparken Northwestern, Chicago ve Illinois üniversiteleri ve dünyaca ünlü Techstars kuluçka merkezlerine ve iş geliştirme ofislerine de ev sahipliği yapıyor. 4 bin 700 m2 üzerine kurulmuş Chicago 1871, kabul ettiği kurumlara eğitim, uluslararası yatırımcıyla buluşma, mentorluk ve danışmanlık hizmetleri, dünya genelinde panel ve konferanslara katılım, ofis ve konferans salon kullanımları gibi çok önemli avantajlar sağlıyor. Yaklaşık iki yıldır söz konusu değerlendirme sürecinden geçen İTÜ ARI Teknokent, böylece Amerika’nın en seçkin girişimcilik merkezlerinden birinde girişimcileriyle yıl boyunca ve doğrudan yer alma imkanına sahip oluyor.

9 GİRİŞİMCİ SAN FRANCISCO’DA
İTÜ ARI Teknokent, bu yıl ilkini düzenlediği “ITU GATE Start-Up Challenge” programı kapsamında Türkiye’den 9 teknoloji tabanlı girişimci şirketi, Chicago’dan sonra San Francisco’da yatırımcılarla bir araya getirdi. Özellikle yazılım sektörünün kalbinin attığı San Francisco’da Parisoma kuluçka merkezinde çok sayıda yatırımcı, gazeteci ve diğer ülkelerden katılan girişimcilere projelerini sunan Türk girişimciler, başarılı ürün ve çözümleriyle beğeni topladı. Kendilerini tanıtan şirketler arasında bulut-tabanlı yazılım platformları ve radyo frekansıyla tanımlama (RFID) gibi bilgi teknolojisi girişimlerinin yanı sıra arıcılık ürünleri, DNA-tabanlı gıda testleri ve nano malzeme gibi farklı girişimlerin de yer alması dikkat çekti.

TEKNOKENTTE KAÇ ŞİRKET VAR? 160 şirket faaliyet gösteriyor. Bunların elde ettikleri toplam gelir 3 milyar TL’ye ulaştı.

ABD’de başka nerelerde olmayı düşünüyorsunuz?
ABD’de Chicago ile başladık. San Francisco ikinci ofis olacak. Ardından da Boston’da bir ofis
açmayı planlıyoruz. Burada hedefimiz, Türkiye’nin bütçelerini doğru harcamak. Hem Londra hem Berlin’i inceliyoruz. Singapur ve Şangay’a da ofis açma planımız var. Önümüzdeki ay Dubai’ye giderek yer anlaşması yapacağız. Önemli olan açtığınız yerin ne kadar aktif olacağı.

Açmayı planladığınız bu merkezlerde kümelenme modelini mi benimseyeceksiniz?
İhtisaslaşma yapmak istiyoruz. Çünkü kümelenme modelinde, devlet de bize yol, konaklama, fuar gibi yardımlar yapabiliyor. Teknokent olarak her şeye gücümüz yetmeyeceği için kümelenmeyi gündemimize aldık. Finans konusunda çok uzmanız. Mobil, ödeme sistemleri gibi konularda ilginç fikirler, İTÜ Teknokent’ten çıkmıştır. Bu konuda bir kümelenme yapmak istiyoruz. Nano teknoloji üzerine farklı çalışmalarımız var. Onları da kümeleyip götürmeyi düşünüyoruz. Dış satışa hangi şirket hazırsa önden eğitim verip o şirketleri götüreceğiz.

ABD pazarı Türkiye’deki start up’lar için neler vaat ediyor?
Ekonomik değer olarak çok büyük bir pazar. Start up’lara yıllardır yatırım yapıyorlar. Ortadoğu ve AB daha sağlamcı ve klasik bir ticaret ekolüne sahip. ABD, pazarında mal satmak ve büyümek daha rahat. Özellikle teknoloji konularında açık ara liderler. Bizim oraya gitme derdimiz de bundan kaynaklanıyor.

Silikon Vadisi’nin gündeminde hangi iş modelleri var?
Mobile doğru bir kayış var. Mobil ağırlıklı işler daha fazla. Eskiden internetin her türlüsü vardı, ancak günümüzde alışverişler bile mobile kaymış durumda. Siparişlerin yüzde 50’yi geçtiğini görüyoruz. Çok yakında her şeyi cepten ve kol saatinden yapacağız. Bu da yatırımları bu yönde şekillendiriyor.

Türkiye’de akademik çevrelerin start up’lara olan desteğinizi nasıl değerlendiriyorsunuz?
Üç yıl önceye kıyasla çok iyi bir bilinçlenme oluştu. Bundan çok memnunuz. Daha da önemlisi, start up’lara yatırım yapan kuruluşları var. Birçok kuruluş, işadamı melek yatırım ağı oluşturuyor. Çünkü bu tip girişimlerin en çok ihtiyaç duyduğu şey sermaye. Teknoloji transfer ofislerinde girişimcilik merkezleri oluşturuluyor. Fikirler ve bu fikirlerden kurulan firma sayısı arttı.

global-yatirimin-kapisini-araliyoruz-4CHICAGO TÜRK START UP’LARI AĞIRLADI
İTÜ ARI Teknokent’in düzenlediği “ITU GATE Startup Challenge” programı kapsamında Türkiye’den 8 teknoloji tabanlı girişimci şirket, ABD’de yatırımcılarla buluşturdu. Dünyanın en başarılı kuluçka merkezlerinden Chicago 1871’de gerçekleşen etkinlikte, seçilmiş teknoloji girişimcileri, çok sayıda uluslararası yatırımcıya ürün ve çözümlerini tanıttılar. Etkinliğe, Türkiye Cumhuriyeti Chicago Başkonsolosu Ramis Şen’in yanı sıra teknoloji editörü John Pletz, foundingmoms.com’un kurucusu Jill Salzman ve WeDelivr şirketinin kurucusu Jimmy Odom gibi girişimcilik dünyasının tanınmış isimleri de katıldı.

Chicago’daki etkinliğe katılan 8 teknoloji şirketi şunlar:
1. KOBİ’lere yönelik bulut-tabanlı yazılım çözümleri sunan Bodru (www.bodru.com)
2. Hastaneler için RFID temelli varlık yönetimi çözümleri sunan Borda (www.bordatech.com)
3. Kullanıcı davranışlarını öğrenen akıllı ev sistemleri geliştiren Ingenious (www.ingenious.io)
4. Perakende sektörünün tedarik performansını artırmaya yönelik iş analitiği şirketi Invent Analytics (www.inventanalytics.com)
5. Havacılık ve uzay, otomotiv ve enerji gibi endüstriler için yeni nesil kompozit malzemeler üreten Nanokomp (www.nanokomp.com.tr)
6. Arıcılık kaynaklı yeni sağlık ürünleri geliştiren SBS (www.sbs-turkey.com)
7. Gıda güvenliği için hızlı sonuç veren DNA analizine dayalı gıda test kitleri üreten Sentromer (www. sentromer.com)
8. Finansal verilerin daha iyi analizine olanak tanıyan bir yazılım platformu sunan StockGround (www. stockground.com)

BU YIL NE KADAR PARA HARCAYACAKSINIZ? 1,8 milyon TL harcayarak girişimci şirketlerin yeni iş ortaklıkları kurmasını destekleyeceğiz.

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.