“Sağlıklı Yaşam Markası Yaratacağız”


Juico, yaşam tarzını çok da değiştirmeden sağlıklı olunabileceği anlayışından ortaya çıkmış bir detoks markası. Markanın yaratıcıları ve şirketin kurucuları ise Sedef Dördüncü ve Deniz Dördüncü Derman. Ocak 2014’te kurdukları Juico’yu sağlıklı yaşam markası olma yolunda büyütmek isteyen iki ortak, hem ürün hem hizmette çeşitliliğe gitmeyi planlıyor. Bu yolda yeni menüler ve farklı ürünler üzerinde çalışıyorlar

FATOŞ BOZKUŞ  fbozkus@ekonomist.com.tr

Sedef Dördüncü ve Deniz Dördüncü Derman, kariyerlerine farklı sektörlerde profesyonel olarak başlasalar da 2014 yılında içlerindeki girişimci ruhun peşinden gitme kararı almış iki genç kadın. Yatırım bankacılığı yaparken meyve ve sebze suyu karışımlarıyla detoks yapan Sedef Dördüncü’nün, Amerika’da bu pazarın 350 milyon dolarlık büyüklükte olduğunu öğrenmesiyle böyle bir şirketi Türkiye’de kurma fikri ortaya çıktı.

saglikli-yasam-markasi-3

Araştırma, danışma, deneme gibi süreçlerden sonra 2014 yılında şirket, yani Juico kuruldu. Pek çok girişimcinin yaşadığı gibi benzer zorluklarla mücadele eden ikili,
üretim tesisi kurarken de satış kanalı belirlerken de başta geleceği öngöremeseler de bugün 13 kişinin çalıştığı ve web sitesinden satış yapan bir şirket yarattı. Hedefleri ise Juico’yu sağlıklı yaşam markası yapmak. Bu yönde ürün portföylerini geliştirip farklı menüleri müşterilerine sunma hedefindeler. Dördüncü ve Derman ile pek çok girişimciye ilham verecek, hatta ders olacak hikayelerini konuştuk. İşte detaylar…

Önce kendinizden bahseder misiniz? Sedef Dördüncü ve Deniz Derman kim?
Sedef Dördüncü: Ben Robert Koleji’nden mezun olduktan sonra endüstri mühendisliği eğitimi aldım. New York’ta MBA yaptıktan saglikli-yasam-markasi-2sonra Barclays’de yatırım bankacılığı yaptım. Deniz Derman: Ben de Avusturya Lisesi’nden mezun olduktan sonra Amerika’da işletme okudum. Amerika’da bir denetim şirketinde çalıştım. Sonra Türkiye’ye dönme kararı aldım. Türkiye’de de denetim işinde çalışmaya devam ettim. Bu işin bana göre olmadığını anladım. İş geliştirme anlamında yaratıcı bir iş yapmak istedim.DDA’de stratejik planlamacı olarak çalışmaya başladım. Sonra müşteri tarafına geçtim. Sütaş ve Dupont’ta satışta çalıştım. Ardından reklam ajansına geri dönmeye karar verdim ve Propaganda’da stratejik planlama ve iş geliştirmede çalışmaya başladım. Pazarlama ve iletişim dünyası benim için çok keyifliydi.

Sırada ne var?
1- Meyve ve sebze suyu ile başladık ama hem ürün hem hizmette çeşitleneceğiz.
2- Yeni menüler üzerinde çalışıyoruz.
3- Şimdi yeni ofisimize geçmek için hazırlık yapıyoruz.
4- Pazarlama bütçesi ayırmadan ciddi bir kitleye ulaştık aslında.
5- Şimdi daha büyük bir üretim tesisine taşınmak için hazırlanıyoruz.

Girişimci olmaya nasıl karar verdiniz?
SD: Barclays’de yatırım bankacılığı yaparken ofisteki arkadaşlarla taze meyve ve sebze suyu karışımlarından içerek detoks yapardık. Sonra bu pazarı araştırmaya başladım ve juice cleanse pazarının Amerika’da 350 milyon dolarlık büyüklükte olduğunu öğrendim. Peki bu ürün Türkiye’de tutar mı düşüncesiyle aylarca dolaştım. Merhum Ziya Boyacıgiller ile buluştum ve onun fikrini aldım. O, “Hiçbir zaman test etmeden işe atlama. Test aylarca sürebilir. Pazarı, ürünü, fiyatı test etmeden şirket kurma” dedi. Bu arada bunu tek başına yapamayacağımı, bir ortak bulmamı önerdi. “Senin kuvvetli olduğun yönler, finans ve operasyon. Ama satış ve pazarlama bilmiyorsun, bu konuda kuvvetli bir ortak bulmalısın” dedi. O zaman erkek arkadaşım olan eşimin ablası Deniz Derman’la bu fikri paylaştım.

Fikri duyunca ne düşündünüz?
DD: Önce Sedef ’le mailleşmeye başladık. Ardından Sedef Türkiye’ye döndü. Sıfırdan bir marka yaratma, büyütme ve geliştirme fırsatı bana çok cazip geldi. Zaten Sedef, iş planını yazmıştı, ortaklık teklif edince Propaganda’dan ayrıldım.

saglikli-yasam-markasi-4BABA desteği
Deniz Hanım, babanız Sabancı Holding’in CEO’suydu ve şimdi Akkök Holding’in CEO’su. Sedef Hanım ise Atu Konveyor’ün kurucusu Tunç Baykal’ın kızı. Bu ortaklık, bir girişimci kızının bir profesyonelin kızını yoldan çıkarma hikayesi mi?
DD: Başta öyle olsa da ikimizin de hem tecrübe hem finansal olarak birikimi vardı. Dedik ki şimdi denemeyeceksek ne zaman? Doğru zaman olduğunu düşünüp girdik bu işe.

Babalarınız ne dedi bu işe?
DD: Ben üniversiteden beri kendi işimi yapmak istiyordum ama bir fikrim yoktu. Babam da “Şurada da burada da çalış” dedi. Baştan kafasında şüphe olsa da ortaklığımıza inandı. Şu anda gurur duyuyor. SD: Her ne kadar benim babam girişimci olsa da temkinli yaklaştı. “İyi bir işin var niye girişimci olasın ki” dedi. Ama hem şirketin kurulmasında hem operasyonda babamdan destek aldık.

Babalar bu işi kurarken size hangi konularda destek oldu?
SD: Benim babam operasyonda çok yardımcı oldu. Üretim atölyesini kurarken ihtiyaçları görüp bize söyledi. DD: Biz de sürekli fikir alışverişi yapıyoruz. Tam nasıl olacak diye düşünürken endişemizi yok edecek şeyler söyleyip bizi motive ediyor. Dahası raporlarımızı da kontrol ediyor.

saglikli-yasam-markasi-5Fikir ve ortak olma kararının ardından neler yaptınız?
SD: Önümüze gelenle konuştuk. İlk önce pazar araştırması yaptık. Gördük ki tazelik, doğallık, iyi yaşam, sağlıklı olmak Türkiye’de ön plana çıkan kavramlar. Hedef kitlemizi tanımladık. Sonra mutfağa girdik. Ben vücudun işleyişi, besin ve beslenme üzerindeki bilgimi artırmak amacıyla Amerika’da beslenme danışmanlığı sertifikası almıştım. O dönem öğrendiklerimden yola çıkarak ve yurtdışında yapılan reçetelerden esinlenerek Türkiye’ye özgü reçeteler yapmaya başladık. Deneme yanılma yoluyla 10-15 reçeteden 5 reçete oluşturduk ve çevremizde test ettik. Görüntü, koku ve tatları konusunda fikir aldık. Sonra vitamin analizi yaptırdık. Türkiye’de bu konuda çalışan laboratuvar olmadığı için ürünleri Almanya’ya gönderdik. Ocak 2014’te şirketi kurduk.

HEDEF KİTLENİZ KİM?
Bizim hedef kitlemiz,kendine iyi bakan ancak bunu yapmaya fırsatı olmayanlar.

Nerede üretim yapıyorsunuz ve ne kadarlık bir yatırım yaptınız?
DD: Atölyemizi Seyrantepe’de kurduk. Birkaç yüz bin liraya kurduk şirketi. Tahminimizden daha fazla oldu yatırım tutarı. Aslında maliyeti bizim acemiliğimiz artırdı. Biz mutfakta kendimiz yapacağız diye planlarken büyük üniteler kurmamız gerektiğini gördük. Oranın tadilatı yapılırken ürünün satış kanalını da planlamaya başladık. Küçük bir dükkanda, o mahalle ile sınırlı kalacağımız düşüncesiyle ürünlerimizi internetten satmaya karar verdik. Hemen akabinde web sitemizi hazırladık. Geçen yılın mart ayında ilk ürünlerimizi satmaya başladık. Sinan Özman’ın sahip olduğu Hub’larda da ürünümüzü tüketiciye sunduk. Bir spor salonunda da corner açtık. Markayla uyuşan yerlerde ürünlerimizi satmaya devam edeceğiz.

saglikli-yasam-markasi-6İnsanlar neden kendileri evde meyve ve sebze suyu yapmak yerine sizin ürününüzü alsın?
SD: Bizim hedef kitlemiz, kendine iyi bakan ancak bunu yapmaya fırsatı olmayanlar. En büyük farkımız ise soğuk sıkım olması. Ciddi bir basınç uyguluyoruz. Posada eser miktarda vitamin kalıyor. Oksidasyon olmadığı için 3 gün boyunca da bu sular besin değerini koruyor.

Bu ürünlerin satış fiyatı nedir?
DD: Bir set, yani 6’lı paketimiz 78 lira. Bir gün boyunca bunlarla beslenebiliyorsunuz.

Gelecekte Juico’yu hangi noktaya getirmeyi hedefliyorsunuz?
SD: Biz sağlıklı yaşam markası olmak istiyoruz. Meyve ve sebze suyu ile başladık ama hem ürün hem hizmette çeşitlenmeyi düşünüyoruz. Yeni menüler üzerinde çalışıyoruz. Şimdi yeni ofisimize geçmek için hazırlık yapıyoruz. Pazarlama bütçesi ayırmadan ciddi bir kitleye ulaştık aslında. Şimdi daha büyük bir üretim tesisine taşınma hazırlığı yapıyoruz.

Gelecekte Juico’yu hangi noktaya getirmeyi hedefliyorsunuz?
SD: Biz sağlıklı yaşam markası olmak istiyoruz. Meyve ve sebzsaglikli-yasam-markasi-7e suyu ile başladık ama hem ürün hem hizmette çeşitlenmeyi düşünüyoruz. Yeni menüler üzerinde çalışıyoruz. Şimdi yeni ofisimize geçmek için hazırlık yapıyoruz. Pazarlama bütçesi ayırmadan ciddi bir kitleye ulaştık aslında. Şimdi daha büyük bir üretim tesisine taşınma hazırlığı yapıyoruz.

“SIVI TAŞIMAK OLDUKÇA RİSKLİ BİR İŞ”
Kendileriyle beraber başlayan juice ve juice cleanse pazarında, işlerinin olmazsa olmaz olarak gördükleri soğuk zincir dağıtımında da öncülük yaptıklarını söyleyen Deniz Dördüncü Derman, bu konuyla ilgili şöyle konuşuyor: “Üretimden soğuk bir şekilde çıkan taptaze meyve ve sebze suyu karışımlarıyla kaju sütünün ulaşacağı ev ve iş yerine kadar soğuk bir şekilde iletilmesi çok mühim. Çünkü ancak bu şekilde juico’lar tüm tazeliğini ve besin değerini korumuş oluyor. Soğuk baskı yöntemiyle hazırlanan juico’ların tazeliklerini korumaları için ilk şart soğukta muhafaza edilmeleri.

Bu sebeple juico’ların atölyemizden çıkıp adrese teslim edilene kadar soğuk bir şekilde iletilmeleri, bizim işimizi doğru yapmak anlamında en önem verdiğimiz konulardan biri. İstanbul içinde soğuk zincir dağıtım konusunu çözebilmek için çok araştırma yaptık. Birçok dağıtım şirketinin kapısını çaldık ama ürünlerin sıvı olması karşılaştığımız en büyük handikaptı. Öğrendik ki dağıtım işinde sıvı taşımak oldukça riskliymiş. Dolayısıyla hem sıvı taşımayı kabul eden hem soğuk zincir ortamında sevkiyat yapan bir şirket bulmakta oldukça zorlandık. Netice olarak konuyu hem kendi bünyemizde hem soğuk zincir taşıma yapmayı kabul eden daha orta büyüklükte dağıtım şirketleriyle çözdüğümüz hiprid bir yapı kurarak çözdük.”

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.